BİR KELİME

24 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = FAUNA




Fauna : (isim, hayvan bilimi, Latince) ► (*)Direy.

(*) Direy : 1. (isim, hayvan bilimi) Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü; fauna.

2. (isim) Bu hayvanların tanımını yapan eser.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Yeni Latince fauna “biyolojide hayvanlar alemi” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince fauna “hayvanlar, davar” sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince faunus “mitolojide hayvanlar tanrısı” özel isminin çoğuludur. Bu özel isim Latince fauere “bereket vermek, bereketli olmak” fiilinden türetilmiştir.

Ek açıklama : Latince fauor/favor “bereket, nimet” aynı kökten gelir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[yayın başlığı, 1939]
Sivas vilayetinin Miosen devrine ait faunası: MTA Enstitüsü Yayını

[Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
fauna: Belli bir bölgenin hayvanlarının tümü.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-


not: görsel, pinterest.com' dan alıntıdır.



21 Ağustos 2026 Cuma

BİR KELİME = HÖDÜK




Hödük : 1. (sıfat, argo) Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse).

"Bazısı zarif ve gösterişli insanlar gibi hazır ve yerli yerinde duruyor, bazısı hödük insanlar gibi küt bir eda ile kalıyordu." - Abdülhak Şinasi Hisar

2. (sıfat, argo, ağızlardan) Korkak, ürkek (kimse).

* * * * *

Kelime Kökeni :

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“kabalık” [Lugat-i Halimi, 1477]
ḫedūk [Fa.]: Oldur ki Türk dilinde hüdük dėrler. Bir kişi yoldaşını üşendürse baŋa hüdük vėrme dėr.

[Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
Türkīde bir kimse yoldaşını üşendirse 'baŋa hödük virme' dir

“kaba” [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
hödük هودوك: Kaba, ahmak, gabî, köylü, ümmî, rustâî.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, dictionary.langeek.co' dan alıntıdır.



17 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = SKANDAL




Skandal : (isim, Fransızca) Büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay.

"Ben evimde skandal istemem demedim mi?" - Peyami Safa

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca scandale “utanacak bir halin ortaya çıkmasından doğan durum, rezalet” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Geç Latince scandalum “şeytanın kurduğu ahlaki tuzak, günah, ayıp” sözcüğünden evrilmiştir. Geç Latince sözcük Eski Yunanca skándalon σκάνδαλον “tuzak, fak” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadili tanıksız veya yeniden kurulmuş *skand- “basmak” biçiminden evrilmiştir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Hüseyin Rahmi Gürpınar, Mürebbiye, 1898]
bu şayiât ismetim hakkında büyük bir 'skandal' hükmünü alır




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



14 Ağustos 2026 Cuma

BİR KELİME = NAŞAD




Naşad : (sıfat, eskimiş, Farsça) Üzüntülü, kederli, mahzun.

"Güya bir yoksul şimdi kâm almış, bir daüssılalı muhat edindiği toprağa ermiş, bir müfrit rahata kavuşmuş, bir naşad şimdi şad olmuştu!.." - Abdülhak Şinasi Hisar

* * * * *

Birleşik Fiil veya Kalıp Söz olarak kullanımı :

Naşad olmak : Üzülmek, kederlenmek.

* * * * *

Kelime Kökeni : (na)

Farsça nā- نا- “olumsuzluk ve yoksunluk öneki” bileşeninden alıntıdır. Bu bileşen Eski Farsça ve Orta Farsça an veya na “olumsuzluk ve yoksunluk edatı” bileşeninden evrilmiştir. Eski Farsça ve Orta Farsça bileşen Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen tanıksız veya yeniden kurulmuş *né biçiminden evrilmiştir.


Kelime Kökeni : (şad)

Farsça ve Orta Farsça şād شاد “huzurlu, dingin, mutlu” sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: D. N. MacKenzie, A Concise Pahlavi Dictionary 78) Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen şiyāta- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen tanıksız veya yeniden kurulmuş *kʷi̯ē-to-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadili tanıksız veya yeniden kurulmuş *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) “dinmek, dinlenmek, istirahat etmek” kökünden türetilmiştir.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



11 Ağustos 2026 Salı

SAYGI







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



10 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ASARIATİKA






Asarıatika : (isim, eskimiş, Arapça) ► Eski eserler.

"Hamdi, İstanbul’da bir müddet Amerikalı asarıatika âlimlerinin yanında çalışmış." - Kemal Tahir

* * * * *

Kelime Kökeni : (Asar)

Arapça √ˀs̱r kökünden gelen ās̱ār آثار “eserler, izler, belirtiler” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça tekil ˀas̱ar أثر “eser, iz” sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

Ek açıklama : Yer adlarında asar genellikle ‘hisar’ anlamındadır. Yerel ağızlarda “harabelik, ören yeri” anlamında asarlık kullanılır. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin özgün adı Asar-ı Atika Müzesi’dir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
şek degül ās̠ār-ı raḥmet bī-gümān [şüphe yok rahmet belirtileri]

[Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan terc., 1429]
ululuk ās̠ārı sīmāsında bellü-y-idi.

Türevler, bileşikler, deyimler :

asarı atika: “eski eser, antika” [Ceride-i Havadis - gazete, 1860]
bir mikdar Yunan meskûkatile diger bazı asar-ı atika bulunmuşdur

* * * * *

Kelime Kökeni : (Atik)

Arapça √ˁtḳ kökünden gelen ˁatīḳ عتيق “1. eski, 2. sabık, azatlı köle” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ˁatiḳa عتق “1. eskidi, yaşlandı, 2. (köle) azat edildi” fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“eski” [Ömer L. Barkan, Osmanlı İmparatorluğunda Zirai Ekonomi..., 1574]
Karye-i mezbûre defter-i ˁatīḳda [adı geçen köy eski defterde] iki bölük oturub

Türevler, bileşikler, deyimler :

ahdi atik: “«eski anlaşma», Yahudi kutsal kitabı” [Ali Bey, Kitab-ı Mukaddes terc., 1665]
Kitab-ı Mukaddes, yani Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedid





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.



7 Ağustos 2026 Cuma

BİR KELİME = MİLİS




Milis : (Fransızca) 1. (isim) Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü.

2. (isim) Bazı ülkelerde yardımcı güvenlik gücü.

"Şehirde fenalık olmasın diye yerli İslamlardan milis teşkil ediyorlar." - Ömer Seyfettin

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca milice “yedek veya düzensiz askerî birlik” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince militia “sivil halktan toplama asker” sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Latince mīles, milit- “asker” sözcüğünün nötr çoğuludur.

Bu kelimeyle ilintili olanlar : militan, militer (paramiliter)

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Ali Seydi, Lisan-ı Osmanide Müstamel Lugat-i Ecnebiye, 1911]
milis: Millî, gönüllü asker.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.




3 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ŞERAİT




Şerait : (isim, eskimiş, çokluk, Arapça) Şartlar.

"Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır." - Atatürk

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça şarāˀiṭ شَرَائِط “şartlar” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça √şrṭ kökünden gelen tekil şarṭ شرط sözcüğünün faˁāˀil vezninde çoğuludur.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, 1400 yılından önce]
süd çürügi ki cemīˁ şerayıṭıyla kılınmış ola māliḫulyāye müfīddür 
[tüm koşullarıyla hazırlanmış olsa melankoliye faydalıdır]



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.