10 Nisan 2026 Cuma

BİR KELİME = LAFAZAN




Lafazan : (sıfat, eskimiş, Farsça) ► Geveze.

"Çok lafazan ve bilgilisiniz ama jeton sizde biraz geç düşüyor anlaşılan." - Haldun Taner

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça lāf-zan لافزن “laf çalan, laf ebesi” sözcüğünden alıntıdır.
(detaylı arama için laf ve +zen kelimelerine bakılabilir.)


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Latifî, Tezkîretü'ş-Şuarâ, 1546]
meydân-ı suḥan lâf-zen ü yâve-gûy u düzd-i bî-müzdle ṭolmışdur

lafazanlık “gevezelik” [Hindoğlu, Dictionnaire Français-Turc, 1831]
Loquacité [Fr.]: lafazanlık






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.




6 Nisan 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ABAKÜS





Abaküs : (İngilizce) 1. (isim, matematik) ► Sayı boncuğu.

"Kahraman vatanseverlerimiz sayılamayacak kadar çok olmakla birlikte, iktisadi vatanseverlerimiz abaküsün boncuk sayısını geçmez." - Türkân Yeşilyurt

2. (isim, mimarlık) Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok; (*) abak (I).

* * * * *

Kelime Kökeni :

Latince abacus “1. her türlü masa, pano, tabla, 2. hesap tahtası” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca ábaks, abak- άβαξ “tabla, masa, oyun veya hesap tablası” sözcüğünden alıntıdır.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Ali Seydi, Lisan-ı Osmanide Müstamel Lugat-i Ecnebiye, 1911]

abaküs: Ameliyât-ı hesâbiyeyi kolaylıkla icra edebilmek için milel-i kadîme tarafından ihtira edilmiş bir alettir ki el-yevm bilardo salonlarında bulunur.



(*) Abak :  (isim) Eski Türklerde ölmüş kimselerin heykel vb. suretleri.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, pinterest' ten alıntıdır.




3 Nisan 2026 Cuma

BİR KELİME = İKRAR




İkrar : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme.

2. (isim, eskimiş) ► Bildirme.

3. (isim, eskimiş) Kabul etme.

"Sükût ikrardan gelir."

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

İkrardan dönmek : Verdiği sözden caymak.

İkrar etmek : 1. Açıkça söylemek.
              2. Kabul etmek.

İkrar vermek : Söz vermek.

"İkrar verdi cahil gönlüm inandı / Seherin yelleri esti gelmedi" - Karacaoğlan

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ḳrr kökünden gelen iḳrār إقرار “evet deme, onaylama” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ḳarra قَرَّ “durdu, yerleşti, karar kıldı” fiilinin ifˁāl vezninde IV. mastarıdır.

Bu kelimeyle ilintili olanlar : karar


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Codex Cumanicus, 1303]
confessio - Fa: atref - Tr: ykrar iḫrar berdi [ikrar verdi]







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.