5 Ekim 2026 Pazartesi

BİR KELİME = İCAZET




İcazet : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) ► İzin.

2. (isim, eskimiş) ► Onay.

3. (isim, eskimiş) ► Diploma.

* * * * *

Birleşik Fiil veya Kalıp Söz olarak kullanımı :

İcazet almak : 1. İzin, onay almak.

"Bir çift ayakkabı almak için dahi ondan icazet almak zorunda kalıyorum." - Ayşe Kulin

2. Diploma almak.

İcazet vermek : İzin, onay vermek.

"... mutlaka kamçısını kaldırır, bir an havada tutar ve nihayet hayvanların ne başlarına ne sırtlarına değdirmeden bu gezinmenin icazetini verir." - Abdülhak Şinasi Hisar

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

İcazetname : (Arapça icāzet + Farsça nāme)

1. (isim, eskimiş) Herhangi bir konuda verilen izin belgesi.

2. (isim, eskimiş) Yapılan herhangi bir iş için verilen onay belgesi.

3. (isim, eskimiş) ► Diploma.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √cwz kökünden gelen icāza(t) إجازة “geçit verme, yol verme, izin” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça cāza جَازَ “geçti” fiilinin ifˁāla(t) vezninde IV. masdarıdır.

(Aynı kökten gelen kelimeler; cevaz, caiz, icazet, mecaz, tecavüz (mütecaviz), tecviz)


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Yunus Emre, Bütün Şiirleri, 1320 yılından önce]
icāzet yok-durur ayrıksı meyle

[Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
dilerven icāzat ola ben kula / ki varmagiçün Çin'e girem yola



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



Kelime, Sayın Recep Altun önerisiyle yayına alınmıştır. Katkıları için teşekkür ederim.




not: görsel, internetten alıntıdır.



2 Ekim 2026 Cuma

BİR KELİME = MAMAFİH




Mamafih : (zarf, Arapça) ► Bununla birlikte.

"Mamafih arada bir ufak tefek işleri de kendi hesabıma alabiliyorum." - Nâzım Hikmet


* * * * *


Kelime Kökeni :

Arapça maˁa mā fihi مع ما فه “«bununla beraber», her ne ise” deyiminden alıntıdır. Bu deyim Arapça maˁa “ile, beraber” ve Arapça mā “ne” ve Arapça fihi “onun içinde” sözcüklerinin bileşiğidir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Yeni Osmanlıca [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
maˁamāfih: her ne ise



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



28 Eylül 2026 Pazartesi

BİR KELİME = PESPAYE




Pespaye : (sıfat, Farsça pest + pāye) ►(*) Alçak.

"Zaten yemişleri asil ve pespaye olarak ikiye tasnif etmek pek kolaydır." - Refik Halit Karay


(*) Alçak : (sıfat, mecaz) Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan; pespaye.

"Zavallı, karşısındaki mahlukun ne alçak şey olduğunu anlayamadı." - Ömer Seyfettin

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça past پست “alçak, aşağı” ve Farsça pāya پایه “rütbe, basamak” sözcüklerinin bileşiğidir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bizcileyin pespāye ve ednā [düşük rütbeli ve alt seviyede] bir Pencpirimden [Venedik komutanından] Girid cezīresüŋ recā eylemişsüz [geri almışsınız]

[M. Hafid Ef., ... Islâhi'l-Galatâti'l-Meşhûre, 1804]
Pesipāye: İnden-nās rüteb ve menzileti olmayanlara ıṭlāḳ olunur. Fārisīde ... pest-pāye'den galattır.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, https://easy-peasy.ai/ den alıntıdır.