23 Ekim 2026 Cuma

BİR KELİME = RAMAK





Ramak : (isim, Arapça) "Bir şeyin olmasına çok az kalmak" anlamına gelen ramak kalmak deyiminde geçer.

"Gerçekten deli olmama ramak kalmıştı." — Ahmet Midhat Efendi

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √rmḳ kökünden gelen ramaḳ رمق “ölümden önceki son yaşam belirtisi, bakış” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ramaḳa رمق “baktı, göz attı” fiilinin faˁal veznidir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Kızuŋ kalmış idi cānından ramaḳ

[Fahrî, Hüsrev ü Şirin terc., 1367]
cānumdan ḳalan ancaḳ bir ramaḳdur



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



19 Ekim 2026 Pazartesi

BİR KELİME = VASİ/VÂSİ




Vasi (1) : (Arapça) 1. (isim) Bir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimse.

"Garson, para kıymeti bilmediğim için bana karşı bir vasi tavrı takınıyor." - Reşat Nuri Güntekin

2. (isim) Ölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse.

~ ~ ~ ~

Vâsi (2) : (Arapça) 1. (sıfat, eskimiş) ► Geniş.

2. (sıfat, eskimiş) ► Engin (*)


(*) Engin : (sıfat) Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş; vâsi.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Vasi (1) : Arapça √wṣy kökünden gelen waṣiy وَصِيّ “görevlendirilmiş kimse, İslam hukukunda vasiyetle tayin edilen sorumlu” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça waṣā وَصا “öğütledi, ısmarladı” fiilinin sıfatıdır.

(Daha fazla bilgi için vasiyet kelimesini inceleyebilirsiniz.) 

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., 1300]
vaṣī dikti aŋa malında

~ ~ ~ ~

Vasi (2) : Arapça √wsˁ kökünden gelen wāsiˁ واسع “geniş, bol” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça wasuˁa وسع “enli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı” fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatıdır.

(Daha fazla bilgi için vüsat kelimesini inceleyebilirsiniz.)

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Ahterî-i Kebir, 1545]
Şefellec (Ar.): burun delikleri büyük ve dudakları yumru ve galiz ve sarkık er ve ferci vasiˁ avrat




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



15 Ekim 2026 Perşembe

BİR KELİME = MAVAL




Maval : (isim, argo, Arapça mevvāl) Yalan, uydurma söz.

"Bu sürgünlük mavalı neyin nesi? Aslı astarı var mı?" - Attilâ İlhan

* * * * *

Birleşik Fiil veya Kalıp Söz olarak kullanımı :

Maval okumak : Yalan söylemek, yalan söyleyerek oyalamak, masal okumak.

"... kimi hikâyeler anlatıyor ve kimi de maval okuyor gibiydi." - Abdülhak Şinasi Hisar

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √mwl kökünden gelen faˁˁāl vezninde meslek adı olan mawwāl موّال “şarkı söyleyerek dolaşan dilenci, dilenci şarkısı” sözcüğünden alıntıdır.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“Arap havası” [Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
darblar idüp el çarparak maval ırlayarak bir hāy-hū ile Alayköşkü dibinden ˁubūr iderler

[A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
maval: Bî-manahu eyzan. 'Martaval' ile aynı manadadır. (...) maval okumak: Yalan söylemek.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.