Tereke : (isim, hukuk, Arapça) ► (*) Miras.
"Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder." — Burhan Felek
~ ~ ~ ~ ~
(*) Miras : (isim, Arapça) 1. (Hukuk) Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet. ≈ kalıt, bırakıt, tereke
2. (Mecaz) Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.
3. (Mecaz) Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey.
"Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı." — İhsan Oktay Anar
* * * * *
Kelime Kökeni :
Arapça √trk kökünden gelen tarika(t) تَرِكَة “bırakılmış şey, miras” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça taraka تَرَكَ “bıraktı” fiilinin faˁila(t) vezninde ism-i merresidir.
('terk' kelimesi de aynı kökten gelmektedir.)
Ek açıklama : Güncel kullanımda sadece “ölmüş kişiden kalan mal varlığı” anlamında.
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
[anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, 1421 yılından önce]
ol hatunuŋ eri kelse ol hatunun terikesinden mirası izdese
[Meninski, Thesaurus, 1680]
terike: Res relicta, haereditas
[Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
terike (ra'nın fethasile galatdır)
Kelime, Recep Altun' un önerisi olarak yayına alınmıştır. Teşekkürlerimle.
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, internetten alıntıdır.


