2 Kasım 2026 Pazartesi

BİR KELİME = TENEFFÜS




Teneffüs : (isim, Arapça) 1. (Biyoloji) ► Solunum.

2. Temiz hava almak, dinlenmek için verilen ara.

"Artık boyuna dua ediyorum, teneffüs zamanı gelse de çocuklar bahçeye çıksa ve cıvıltı başlasa diye." — Necip Fazıl Kısakürek

~ ~ ~ ~ ~

Deyim, Birleşik Fiil ve Kalıp Söz olarak kullanımı :

Teneffüs etmek : Soluk almak.

"Sanki teneffüs ettiği havayı kollayan bir tilki gibi tetikte, sihirli ve hamarat görünürdü." — Abdülhak Şinasi Hisar

~ ~ ~ ~ ~

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Suni teneffüs : (isim) ► Yapay solunum.

Teneffüs zili : (isim) Okullarda dersin bittiğini bildiren zil sesi.

Teneffüshane : (isim, eskimiş, Arapça + Farsça) Genellikle okullarda, ders aralarında dinlenmek için öğrencilerin çıktığı salon veya bahçe.

"Gezintilerini ve jimnastiğini üstü örtülü teneffüshanede yapıyordu." — Sait Faik Abasıyanık

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √nfs kökünden gelen tanaffus تنفّس “soluk alıp verme, soluklanma” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça nafasa نَفَسَ “nefes aldı” fiilinin tafaˁˁul vezninde V. masdarıdır.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“soluklanma” [Kâtip Çelebi, Fezleke, 1653]
taburlarına varup bir iki gün teneffüs itdiler.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



30 Ekim 2026 Cuma

BİR KELİME = KAÇINGAN




Kaçıngan : (sıfat) İnsan içine girmek istemeyen, insanlardan kaçan.

~ ~ ~ ~

Kaçınganlık : (isim) 1. Geri durma, isteksiz davranma.

2. Kaçıngan olma durumu.

"Bizim sosyeteye karşı bu kaçınganlığımız, kasabada ve hatta vilayette bir parça dedikoduya sebep olmuştu." — Reşat Nuri Güntekin

* * * * *

Kelime Kökeni :

Eski Türkçe kaç- “firar etmek” fiilinden evrilmiştir.

Bu kelimeyle ilintisi olanlar : kaçak, kaçamak, kaçık, kaçır-, kaçış, kaçış-, kaçkın, kapkaç, merkezkaç


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe [Ongin yazıtı, 750 yılından önce]
süsi kelti, arkasin yağdım [ordusu geldi, arkayı vurdum], begi kaçdı

Türkiye Türkçesi [Meninski, Thesaurus, 1680]
kaçmak: Firar etmek ... kaçürmak ... kaçınmak


Türevler, bileşikler, deyimler :

kaçıl- [Kaşgarî, Divanü Lugati't-Türk, 1070]
ölümdin ḳaçıldı [[ölüm vb. şeylerden kaçıldı]] ḳaçılur, ḳaçılmaḳ

kaçın- [Kaşgarî, Divanü Lugati't-Türk, 1070]
ol mindin ḳaçındı [[o, benden kaçar göründü]] ḳaçınur, ḳaçınmaḳ

kaçgöç [Ahmet Mithat, Hüseyin Fellah, 1877]
Bizim buralarca Araplar meyanında o kadar kaç göç yoktur.

kulağakaçan [J.W. Redhouse, Turkish and English Lexicon, 1890]
kulağa kaçan قولاغه قاچان; The earwig, forficula.

kaptıkaçtı: “minibüs” [İkdam - gazete, 1929]
Foça belediyesinde kayıtlı Hulusi idaresinde bir kaptıkaçtı arabası

papaz kaçtı: “bir iskambil oyunu” [Cumhuriyet - gazete, 1933]
İskambildeki «papaz kaçtı» oyunu kadar eğlenceli

verkaç: “futbol deyimi” [Cumhuriyet - gazete, 1967]
Adamek, Jurkanin ve Kvasnak'ın yaptıkları nefis bir verkaç sonucu Adamek güzel bir plâse vuruşla takımının ikinci golünü de çıkardı.





Kelime, Mindmills bloğundan yayına alınmıştır. Teşekkürlerimle,



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.



26 Ekim 2026 Pazartesi

BİR KELİME = TEREKE




Tereke : (isim, hukuk, Arapça)  ► (*) Miras.

"Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder." — Burhan Felek

~ ~ ~ ~ ~

(*) Miras : (isim, Arapça) 1. (Hukuk) Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet. ≈ kalıt, bırakıt, tereke

2. (Mecaz) Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

3. (Mecaz) Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey.

"Hatta bazıları mesleğin püf noktalarını anlatan kitaplar yazıp tecrübelerini gelecek nesillere miras bırakmışlardı." — İhsan Oktay Anar

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √trk kökünden gelen tarika(t) تَرِكَة “bırakılmış şey, miras” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça taraka تَرَكَ “bıraktı” fiilinin faˁila(t) vezninde ism-i merresidir.

('terk' kelimesi de aynı kökten gelmektedir.) 

Ek açıklama : Güncel kullanımda sadece “ölmüş kişiden kalan mal varlığı” anlamında. 


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, 1421 yılından önce]
ol hatunuŋ eri kelse ol hatunun terikesinden mirası izdese

[Meninski, Thesaurus, 1680]
terike: Res relicta, haereditas

[Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
terike (ra'nın fethasile galatdır)



Kelime, Recep Altun' un önerisi olarak yayına alınmıştır. Teşekkürlerimle.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.