9 Aralık 2025 Salı

BİR KELİME = HABİTAT




Habitat : (İngilizce) 1. (isim) Yerleşme, oturma.

"Mesela yaşıtı olan ve aynı periferide, aynı habitatta yetiştiği amcasının oğlu, gidip altına bir araba çekmiş. Bu çekememiş." - Mustafa Karnas

2. (isim) Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt.


* * * * *

Kelime Kökeni :

İngilizce habitat “yaşanılan yer, çevre, ortam” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince habitatus “alışıldık, mutat, evcil” sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince habitare “ikamet etmek, alışmak” fiilinden +()t° ekiyle türetilmiştir. Bu fiil Latince habēre, habit- “sahip olmak, elde etmek, almak” fiilinin isimden türetilmiş fiilidir. Latince fiil Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *gʰh̥₁bʰ-éh₁-i̯e- (*gʰabʰ-ḗ-i̯e-) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *gʰeh₁bʰ- (*gʰēbʰ-) “almak, vermek” kökünden türetilmiştir.

Ek açıklama : Aynı Hintavrupa Anadili kökten Latince habilis > İngilizce able “alışık”, Latince habitus > İngilizce habit “alışkanlık”, Latince debitus > İngilizce debt, due, duty “alınmış şey, borç” ve tam aksi anlamda İngilizce give, Almanca geben “vermek”.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak :

[Ekşi Sözlük, 2001]
habitat: bir canlının diğer canlılar ile kurduğu yaşam alanıdır.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





not: görsel, cartoondealer.com' dan alıntıdır.





7 Aralık 2025 Pazar

ÜSTÜNKÖRÜ - 11




- Özledim !

- Yani özlediğin şey sende eksik diyorsun.

- Özledim diyorum sana...

- E tamam işte, kökü öz yani özümüz, benliğimizden gelir. Öz-le-mek benliğimize özlenen şeyi katmak. Örneğin, Su-la-mak suyu toprağa katmak gibi. Eksik olan bir şeyi katmak. Fransızlarda böyle bir cümle var. "Tu me manques."  Yani sen bende eksiksin.  “Seni özledim.” yerine bunu kullanıyorlar.


"Özlemek eksilmektir."








{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




5 Aralık 2025 Cuma

BİR KELİME = EDEVAT




Edevat : (isim, çokluk, Arapça) Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü.

"Taş binanın bir odasını mantarlardan, çivilerden ve balıkçı edevatından bir döşeme bürümüştü." - Sait Faik Abasıyanık

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Alat edevat : (isim, çokluk, Arapça) ► Alet edevat.

"Ev değil saray mutfağı bile alat edevat bakımından buranın yanında fakir kalırdı." - Ömer Seyfettin


Alet edevat : (isim, çokluk) Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için kullanılan araçlar; alat edevat.

"Maalesef teknedeki alet edevatla beceremeyeceğiz bu işi diye seslendi mühendis." - Ayşe Kulin

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ˀdw kökünden gelen adawāt أدوات “gereçler” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça adā(t) أداة “araç, gereç” sözcüğünün çoğuludur.

Benzer sözcükler : alet edevat

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve örnekler :

[Meninski, Thesaurus, 1680]
edevāt: pl. ab edāt. Instrumenta, apparatus.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel internetten alıntıdır.