30 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ŞAD




Şad : (sıfat, eskimiş, Farsça) Sevinçli, neşeli olan.

"Seni gördük, şad olduk."

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Şad etmek : Neşelenmesini, sevinmesini sağlamak.

Şad olmak : Sevinmek, memnun ve mutlu olmak.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça ve Orta Farsça şād شاد “huzurlu, dingin, mutlu” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen şiyāta- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯ē-to-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) “dinmek, dinlenmek, istirahat etmek” kökünden türetilmiştir.

Benzer sözcükler : şadan, şaduman
Bu kelimeyle ilintili olanlar : aşiyan, dilşad, şadırvan


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
göŋlümüz şād eylemek





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, stockcake.com' dan alıntılanmıştır.




27 Mart 2026 Cuma

BİR KELİME = TEVAZU




Tevazu : (isim, Arapça) ► Alçak gönüllülük.

"Bilhassa tevazusu ile herkesin hürmet ve muhabbetini kazanmıştı." - Necip Fazıl Kısakürek

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça wḍˁ kökünden gelen tawāḍuˁ تَوَاضُع “alçak gönüllülük” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça waḍaˁa وَضَعَ “koydu, indirdi” fiilinin tafāˁul vezninde VI. mastarıdır.

Bu kelimeyle ilişkili olanlar : mütevazı.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250 yılından önce]
muˁmīnlik nişānı tawāżu erür 
[müminliğin alameti alçak gönüllülüktür]





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, championtutor.com' dan alıntıdır.




23 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ENTELEKTÜEL




Entelektüel : (Fransızca) 1. (sıfat)(*) Aydın.

"Kurulda Namık Kemal ve Ziya Bey (Paşa) gibi önde gelen entelektüeller ve siyaset yazarları da vardı." - Y. Hakan Erdem

2. (sıfat) Fikir sorunlarıyla ilgili.

"Entelektüel bir çalışma."

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca intellectuel “1. akla ilişkin (sıfat), 2. aydın, kültürlü kişi (isim)” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince intellectūs “akıl, anlayış” sözcüğünden +al° ekiyle türetilmiştir. Latince sözcük Latince intelligere “anlamak, idrak etmek, ayırt etmek” fiilinin +()t° ekiyle geçmiş zaman fiil sıfatıdır. Bu fiil Latince inter “iki şeyin arası (edat)” ve Latince legere, lect- “seçmek, ayırmak” fiillerinin bileşiğidir.


Benzer sözcükler : entelektüalite, entelektüalize, entelektüalizm.
Bu kelimeyle ilintisi olanlar : entel, entelijans, (*) entelijensiya.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

(sıfat) [Cumhuriyet - gazete, 1933]
O halde kadın, daha az iyi yapacağı bir vazifeden ziyade entellektüel bir sahada çalışamaz mı?

~ ~ ~

(*) Aydın : Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse)

(*) Entelijensiya : Batı dillerine “aydınlar sınıfı” anlamında Rusçada yaygın olan kullanımdan alınmıştır.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




19 Mart 2026 Perşembe

BİR KELİME = ARİFE




Arife : (Arapça) 1. (isim) Belirli bir günün, olayın bir önceki günü veya ona yakın günler; ön gün.

"Bazı ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlığına götürürlerdi." - Reşat Nuri Güntekin

2. (isim) ► Arife günü.

* * * * *

Deyim, Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Arifeyi gösterip bayramı göstermemek : Bir işi sonuna kadar başarılı götürüp sonunda olumlu sonuca ulaşamamak.

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Arife günü : (isim) Dinî bayramlardan önceki gün; arife.

"... bakacak yeri olmayanlar arife günü kurbanlıklarını almayı tercih ederlerdi."

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ˁrf kökünden gelen ˁarafa(t) عرفة “Zilhicce ayının dokuzu, Kurban bayramından önceki gün” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice-Süryanice ve İbranice ˁrb kökünden gelen ˁereb עֶרֶב “akşam, gün batımı, özellikle Şabattan önceki Cuma günü ve o akşam yapılan ibadet” sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice-Süryanice ve İbranice sözcük İbranice ˁārav עָרַב “(güneş) batma, akşam olma, gecikme” sözcüğünden türetilmiştir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc., Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. 1110-1111) Bu sözcük Akatça ˁerēbu “gün batımı, batı” sözcüğü ile eş kökenlidir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya terc., 1310]
ol kün penç-şenbe küni erdi [perşembe günü idi] ˁarifa küni, yarındası ḳurbān küni

[TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
arife: Öngün, bir önceki gün.



🍬 Herkese sevdikleriyle birlikte, ağız tadıyla geçireceği çok güzel bir bayram dilerim. 🍬



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




16 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = İNTİZAM




İntizam : (Arapça) 1. (isim) Düzenli, düzgün olma.

"Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir." - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

2. (isim) Düzen, çekidüzen.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça nẓm kökünden gelen intiẓām اِنتظام “düzenlenme, düzenlilik” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça naẓama نَظَمَ “dizdi” fiilinin iftiˁāl vezninde VIII. mastarıdır.

Benzer sözcükler : intizamlı, intizamsız
İlişkili olan kelimeler : muntazam


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
şol intiẓām-i ḫāṭır ve inḳıṭāˁ-ı ḫalḳ ki





Kelime, blogger Yıldız tarafından önerilmiştir. Katkılarına teşekkürlerimle,




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



13 Mart 2026 Cuma

BİR KELİME = İLTİCA




İltica : (isim, Arapça) ► Sığınma.

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz şeklinde kullanımı :

İltica etmek : Sığınmak.

"Kovalıyorlarmış, kaçmış, saklanmak için saraya iltica etmek istemiş." - Aka Gündüz

* * * * *

Birleşik Kelime şeklinde kullanımı :

İltica hakkı : (isim, hukuk) ► Sığınma hakkı.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça lcˀ kökünden gelen ilticāˀ اِلتجاء “sığınma” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça lacaˀa لَجَأَ “sığındı” fiilinin iftiˁāl vezninde VIII. masdarıdır.

Benzer sözcükler : ilticacı
Kelime ile alakalı sözcük : mülteci


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Kıpçakça: [Seyf-i Sarayî, Gülistan Tercümesi, 1391]
bir divar kölgesine ilticā kılup [bir duvar gölgesine sığınıp]

ilticacı “mülteci, sığınmacı” [Cumhuriyet - gazete, 1987]
ülkelerinin mülteciler için yaptığı harcamalar, kendi topraklarında ilticacı barındıran yoksul ülkelerin yaptığı harcamalara nazaran devede kulak.






Kelime, değerli blogger Recep Altun tarafından önerilmiştir. Katkılarına teşekkürlerimle,



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



9 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = İLTİZAM




İltizam : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) Birinin veya bir şeyin tarafını tutma.

2. (isim, eskimiş) Gerekli bulma.

3. (isim, eskimiş)(*) Kesenek.

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

İltizam etmek : Keseneğe almak.


(*) Kesenek : Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para, fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça lzm kökünden gelen iltizām اِلتزام “1. sarılma, sarmaşma, 2. bir işi üstlenme, 3. mantıken zorunlu olma, gerekme” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça lazima لزم “sarıldı, ilişik idi, gerekti” fiilinin iftiˁāl vezninde VIII. masdarıdır.
(Aynı kökten gelen kelime lüzum) 

Benzer sözcükler : iltizami


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“üstlenme” [Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
refˁ-i zarār-i ˁām içün zarār-i χāssı iltizām ittiler [kamunun zararını gidermek için özelin zararını üstlendiler]






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



6 Mart 2026 Cuma

BİR KELİME = MÜTEŞEBBİS




Müteşebbis : (isim, Arapça)(*) Girişimci.

"Bu hıyanetin müşterek müteşebbislerine karşı, alınması lazım gelen vaziyet sarihtir." - Atatürk

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça şbs̠ kökünden gelen mutaşabbis̠ متشبّث “yapışan, sarmaşan (özellikle örümcek için kullanılır)” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça şabas̠a شبث “yapıştı, (tırnaklarıyla) tutundu” fiilinin mutafaˁˁil vezninde V. etken fiil sıfatıdır.

Ek açıklama : Fransızca imprésario "tiyatro veya gösteri organizatörü" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük, İtalyanca impresario "her çeşit girişimci, müteşebbis" sözcüğünden alıntıdır.  


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Meninski, Thesaurus, 1680]
müteşebbis: Muhkem yapışüp ilticā idici [sıkı sıkıya yapışıp elden bırakmayan]

Yeni Osmanlıca: “girişken, girişimci” [Tasvir-i Efkâr - gazete, 1864]
hayırhahlık ve vatanperverlik asarından olan şu madde-i nafıanın müteşebbisi olan zevat ez can ü dil tebrik olunur

[Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
müteşebbis: Yapışıcı sarmaşık.



(*) Girişimci : Üretim için bir işe girişen, kalkışan, ticaret, endüstri vb. alanlarda sermaye koyarak girişimde bulunan kimse.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




2 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = MANİPÜLASYON




Manipülasyon : (Fransızca) 1. (isim)(*) Yönlendirme.

2. (isim) Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme.

3. (isim, ekonomi) Varlıkları yapıcı, açıklayıcı ve yararlı bir biçimde kullanma işi.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca manipuler “elle düzenlemek, el aleti kullanmak” fiilinden alıntıdır. Bu fiil Latince manipulus “ele sığan şey” sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Latince manus “el” ve Latince plēre “doldurmak” fiillerinin bileşiğidir.

Benzer sözcükler ; maniple, manipülasyon, manipülatif, manipülatör


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
manipülasyon: El ile bazı işler görme. Tütün yapraklarını el ile ayırma. (...) 
manipülatör: [telgraf aleti]

manipülatör “maniple kullanan” [Hüseyin Rahmi Gürpınar, Kokotlar Mektebi, 1927]
Kulağımı göğsüne koyunca telgraf ‘manipülatörü’ gibi onun yüreği bana her şeyi tıkır tıkır söyler.




(*) Yönlendirme : İnsanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme.



Kelime, blogger Dada tarafından önerilmiştir. Yayına katkılarından dolayı teşekkürlerimle,




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, fixthephoto.com' dan alınmıştır.