27 Nisan 2026 Pazartesi

BİR KELİME = DOMBAY




Dombay : (isim, ağızlardan) ► Manda.

"Özellikle camızlar yani sütünden meşhur Afyon kaymağı yapılan dombaylar bu bataklıkta gezinirlerdi hep." - Atilla Keskin

* * * * *

Kelime Kökeni :

(*) Orta Türkçe yazılı örneği bulunmayan *tom veya toŋ “şişkin, dolgun” sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

Ek açıklama : Tüm Kafkas dillerinde ve Tatarcada ”şişman (sıfat)” ve “su sığırı (isim)” anlamında kullanılır. Keza Azerice domba “şişkin”, dongar “höyük, Kırgızca dompoy/tompoy “şişkin”, Kazakça döŋes “şişkin, kambur”. Nihai köken Türkçe olsa da dombay biçimi Kafkas dillerinde türemiş olabilir.


(*) Orta Türkçe : 14.yy Türkçe yazı dilleri. Türkiye (Oğuz) Türkçesi, Kıpçak Türkçesi ve Harezm/Çağatay Türkçesi olmak üzere üç lehçedir. Eski Asya Türkçesinde olmadığı halde bu üç lehçeden en az ikisinde 14.yy' da beliren sözcükler Orta Türkçe olarak işaretlendi.

***

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Türkiye Türkçesi: “sığır” [Lugat-i Halimi, 1477]
gāv [Fa.]: ṣıġır ve ṭonbay dėrler.

Türkiye Türkçesi: “hantal, iri yarı” [Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
dombái: balordo

Türkiye Türkçesi: “manda, su sığırı” [Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
ekseriya yaban atları ve yaban develeri ve sığınlara ve dombaylara salarlar.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: fotoğraflar ​M©MENT©S​ arşivindendir.​



24 Nisan 2026 Cuma

BİR KELİME = USTURMAÇA




Usturmaça : (isim, denizcilik, İtalyanca) Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık.

"Ankara yolcu gemisinin efsanevi süvarisi Şefik Kaptan ... mürettebata emirler yağdırıyor, gemisinde ne kadar usturmaça varsa iskele ile gemi arasına koydurtmaya çalışıyor..." - Atilla Kıyat

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Usturmaça atmak : Usturmaçayı bordadan rıhtım düzeyinin yeteri kadar altına sallandırıp bağlamak.

* * * * *

Kelime Kökeni :

İtalyanca stramazzo “deniz taşıtlarında çarpma yastığı” sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant §632) Bu sözcük İtalyanca strame “saman dolgulu şilte, hayvan yatağı” sözcüğünden türetilmiştir. İtalyanca sözcük Latince stramen “yaygı, şilte” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince sternere “yaymak, sermek” fiilinden +men ekiyle türetilmiştir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[J.W. Redhouse, Turkish and English Lexicon, 1890]
istromaça (...) usturumaço: a rope fender






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, pexels.com' dan alıntıdır.




20 Nisan 2026 Pazartesi

BİR KELİME = İKİRCİK




İkircik : 1. (isim, ağızlardan) ► Kuşku.

"Ali de onlar kadar sevinçliydi ya, içini bir ikircik kurdu kemiriyordu." - Yaşar Kemal

2. (isim, ağızlardan) ► Kararsızlık.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Eski Türkçe ékirçgü “ikilik, tereddüt” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Proto-Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ékirçe- fiilinden Eski Türkçe +gU ekiyle türetilmiştir. (*) Proto-Türkçe fiil, Proto-Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ékkiŕ “ikiz” sözcüğünden türetilmiştir.

(*) Proto Türkçe : Eski Asya Türkçesi ile Eski Batı Türkçesinin atası olduğu varsayılan teorik dil, Öntürkçe (Milat dolayı)

Ek açıklama :
Türkiye Türkçesi halk ağızlarında görülen bir sözcük iken Dil Devrimi döneminde yazı diline aktarıldı.
Benzer sözcükler : ikircikli, ikircim


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe: ikirçgü [Türkische Turfantexte 1-9, 900 yılından önce]
uvşak kılınçlıġ ikirçgü köŋüllüg yaŋluklar [küçük eylemli, mütereddit gönüllü insanlar]

Eski Türkçe: ikirçgün [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ékirçgün ış [tereddütlü iş], köŋlüm ikirçgün boldı [gönlüm tereddüt etti]

Türkiye Türkçesi: ikircün [Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., 1347 yılından önce]
ikircünlik ve gümān göŋline düşdi

Türkiye Türkçesi: igerçin [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
igerçin: Mütereddit ... 'Çin' sahih ve sağlam demektir; zıddı igerçin. ... igerçinlik: Tereddüt, vesvese, şekk.

Türkiye Türkçesi: ikircikli [Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
ikincilikli (Niğde); ikicikli (G. Antep): tereddütlü.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, es.dreamstime.com' dan alınmıştır.