12 Haziran 2026 Cuma

BİR KELİME = KADİM




Kadim : (sıfat, Arapça) Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan; bayrı.

"İki hanım arkadaş rastlaşıyorlar, birbirinden saklısı gizlisi olmayan iki kadim arkadaş." - Aydın Boysan

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Kadim dost : (isim) Eski dost.

Kârıkadim : (isim, Farsça kâr + Arapça kadim) Eski model.

"Büyük sofadaki iki adet kârıkadim boy saati vakit vakit şakrak seslerle harharalı öterdi." - Selim İleri

Kelam-ı Kadim : (isim, özel, din bilimi, Arapça) ► Kur'an.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √ḳdm kökünden gelen ḳadīm قديم “önce olan, önceki, eski” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ḳadama قَدَمَ “önden gitti, önce idi” fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

Bu kelimeyle ilintili olanlar : akdem, ikdam, kadem (kademe), kadmiyum, kıdem, kudüm, takaddüm, takdim (mukaddem, mukaddime)


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
fāni oldı cümle kaldı ol ḳadīm



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, pinterest' ten alıntıdır.



8 Haziran 2026 Pazartesi

BİR KELİME = FLORA




Flora : (Latince) 1. (isim, bitki bilimi) Bir ülke, bir bölge veya belirli bir yöredeki bitki türlerinin tümü; bitey.

2. (isim) Bu bitki türlerinin adını ve tanımlarını veren, şekillerini gösteren kitap.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Yeni Latince flora “bitkiler alemi” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Flora “Roma mitolojisinde çiçekler tanrıçası” özel isminden türetilmiştir. Bu özel isim Latince flōs, flōr- “çiçek” sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *bʰlō-s biçiminden evrilmiştir. Hintavrupa Anadilinde biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *bʰleh₃- (*bʰlō-) “kabarmak, tomurcuklanmak, çiçek açmak” kökünden türetilmiştir.

Bu kelimeyle ilintili olanlar ; flöre, flört, passiflora


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“bir yerde yetişen bitkilerin tümü” [Hakimiyet-i Milliye - gazete, 1933]
Ankara Ve Civarı Mecmuaî Nebatiyesi (Florası)


Türevler, bileşikler, deyimler

floral: [Hakimiyet-i Milliye - gazete, 1933]
küçük, büyük hücreli tavan tezyinlerinde style floral hakimdir.

bağırsak florası: “bağırsak bakterileri” [Ekşi Sözlük (online), 2005]
bağırsak florası: antibiyotiklerin ishal gibi yan etkileri genelde burada yaşıyan simbiyotik bakterilerin de ilaçlarca telef edilmesinin neticesidir

Diğerleri: ağız florası




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, pixabay.com' dan alıntıdır.



5 Haziran 2026 Cuma

BİR KELİME = KOSTAK




Kostak : 1. (sıfat, ağızlardan) Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı (erkek).

"Boşa kostaklanma kostak değilsin karam" - Halk türküsü

2. (sıfat, ağızlardan) Yiğit, kabadayı, yürekli.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça gustāχ گستاخ “küstah, mağrur” sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

Ek açıklama : Anadolu ağızlarında koska ve kostul “havalı, çalımlı” ve kossak “çiftleşme zamanı gelmiş koyun” sözlerinin bu sözcükle ilgili olup olmadığı belli değildir.



Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Kaygusuz Abdal, 1444 yılından önce]
Bilmeyen eyle sanur ki sözi kostak söylerem

[Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
kostak (Muğla): tenasüplü, biçimli, güzel. (...) kostaklanmak (Niğde): çalım satmak.


* * * * *

Yukardaki açıklamalar yeterli gelmediği için, https://aksozluk.org sayfasında aşağıdaki açıklamaya ulaştım. Bir başka sayfada ise kelimenin kökeninin belirsiz olduğu yazıyordu. TDK Sözlükte de yukardaki açıklamada gördüğünüz üzre kelime kökenine dair herhangi bir detay yoktu.

"Saygı kurallarına uymayan nezaketsiz, cüretkâr, küstah ve kibirli davranan gösterişli kimselerdir. Farsça gustāḥ (=kibirli, nezaketsiz, cüretkâr) sözünden dönüşmüştür. Pehlevice wistāḥ (=kendine güvenen, cesur) kelimesiyle bağlantılıdır. Pehleviceden Ermeniceye de intikal ederek vstaḥ (=yılmaz, cesur) diye telaffuz edilmiş. Bu sözlerin temelinde yaklaşık karşılıklarda kullanılmış olan Avestaca vistāka sözü bulunmaktadır. Zamanla küstah sözü kullanılmakla birlikte, bunun farklı biçimleri de telaffuz edilmiş. Bu açıdan küstah, kustah, kostah, kostak şekilleri yerel ağızlarda görülüyor. Niğde yöresinden derlenen bir oyun havasında “kostak yörü yörü” diye nakarat yapılıyor."





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-


not: görsel, pinterest'ten alıntıdır.



1 Haziran 2026 Pazartesi

BİR KELİME = KLEPTOMANİ




Kleptomani : (isim, tıp, Fransızca) Gerçekte gerek duyulmayan maddeleri çalma dürtüsü.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca klepto+ “hırsızlık [bileşiklerde]” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca kléptēs κλέπτης “hırsız” sözcüğünden türetilmiştir. Eski Yunanca sözcük Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *klep- “çalmak” biçiminden evrilmiştir. Fransızca manie “delilik, cinnet” sözcüğünden alıntıdır. 


Benzer sözcükler : kleptokrat, kleptoman.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

kleptomani [Ali Seydi, Yeni Türkçe Lugat, Resimli, 1929]
Kleptomani = Hırsızlık iptilâsı, hırsızlık.

kleptoman [Cumhuriyet - gazete, 1930]
mahir bir hareketle makada yanaştı ve 'kleptoman' ızdırabile adeta gayrimeş'ur bir maharetle zarfı aldı.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.