P etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
P etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2026 Pazartesi

BİR KELİME = PİR




Pir : (Farsça) 1. (isim) Yaşlı, koca, ihtiyar kimse.

"Ak sakallı pir, bunları söyleyerek sırra kadem basmış." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

2. (isim) Bir tarikat veya sanatın kurucusu.

"Büyük Itri'ye eskiler derler / Bizim öz musikimizin piri" - Yahya Kemal Beyatlı

3. (zarf) Adamakıllı, iyice.

"Ancak, sarhoşluk zamanlarında bazen dili bir açılırmış ama pir açılırmış..." - Reşat Nuri Güntekin

4. (isim, mecaz) Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse; guru.

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Pir aşkına : "Karşılık gözetmeden veya karşılık görmeden tam inançla, gerçek bir sevgi ile" anlamında kullanılan bir söz.

"İki ay pir aşkına çalıştık."

Pir ol! : (şaka yollu) "Çok yaşa, var ol" anlamında kullanılan bir beğenme sözü.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça ve Orta Farsça pīr پیر “yaşlı kişi, şeyh” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Avestaca parō- “eski, önce” sözcüğü ile eş kökenlidir.
Ek açıklama : Türkiye Türkçesi koca ve Arapça şayχ eşdeğeri olarak kullanılır.
Benzer sözcükler pir-i fani


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler:

[Codex Cumanicus, 1303]
senes - Fa: pir - Tr: abusχa vel χart [abuşka, kart]

pirel- [Mehmet bin Süleyman, Hayâtu'l-Hayvân terc., 1427]
arslan pirele [yaşlansa] dişleri kalmaz







Kelime, blogger Gürizân tarafından önerilmiştir. Katkısından dolayı teşekkürler,







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.





26 Ocak 2026 Pazartesi

BİR KELİME = PÜR




Pür (I) : (sıfat, eskimiş, Farsça) ► Dolu.
- - -
Pür (II) : (isim, ağızlardan) Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları.


* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça ve Orta Farsça pur پر “dolu, çok” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen purr veya purn sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Avestaca aynı anlama gelen pərəna- sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Christian Bartholomae, Altiranisches Wörterbuch 894) (NOT: Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen pūrna sözcüğü ile eş kökenlidir.) Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *pl̥h₁-nó-s (*pl̥-nó-s biçiminden evrilmiştir.

(Kaynak: Pokorny, Indogermanisches Etym. Wörterb., Indogermanisches Etym. Wörterb. 798-800) Bu biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *pleh₁- (*plē-) “çok olmak, dolu olmak” kökünden türetilmiştir.

Ek açıklama : Aynı Hintavrupa Anadili kökten Eski Yunanca pléōs, plēthos “dolu”; Latince plere, (com)pletus “doldurmak”, plenus “dolu”; Almanca voll, İngilizce full “dolu”. İrani dillerde /l/ > /r/ evrimi tipiktir. 
Germanik dillerde /p/ > /f/ tipiktir. 
(Benzer sözcükler : hali pür melal, pür hiddet, pür neşe, pür nur)

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250? yılından önce]
neçe pur hunarlıġda bir ˁayb bolur [ne kadar hüner dolu da olsa bir kusur olur]

[Codex Cumanicus, 1303]
plenius - Fa: pur - Tr: toulu [dolu]






Kelime, blogger Tosbağa Günlüğüm tarafından önerildi. Katkısından dolayı teşekkürler.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




19 Ocak 2026 Pazartesi

BİR KELİME = PÜRMELÂL




Pürmelâl : (Farsça pur + Arapça melal) 1. Çok üzüntülü.

2. Çok sıkıntılı.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça mll kökünden gelen malāl ملال “keder, üzüntü” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça malla مَلَّ “bezdi, kederlendi” fiilinin faˁāl veznidir.

Ek açıklama : Hal-i pür-melal deyimi “keder dolu durum” anlamındadır.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
ol cemāle kim zevāl irişe tez / ˁāşıḳa andan melāl irişe tez






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: görsel, dreamstime.com' dan alıntıdır.



22 Eylül 2025 Pazartesi

BİR KELİME = PROSEDÜR





Prosedür : (Fransızca) 1. (isim) ► İşlem.

2. (isim) ► Yöntem.


* * * * *

Kelime Kökeni :


Fransızca procedure "süreç" sözcüğünden alıntıdır. Sözcük, Fransızca procéder "sürmek, devam etmek, ilerlemek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Latince procedere, process- "ileri gitmek" fiilinden alıntıdır. Latince fiil Latince cedere, cess- "gitmek" fiilinden pro+1 önekiyle türetilmiştir.

Aynı kökten algoritm ve proses kelimeleri de türetilmiştir.

Fransızca algorithme "matematikte bir problemi çözmek için uygulanan prosedürler dizisi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Eski Fransızca algorisme "Arap sayılarıyla aritmetik işlem yapma yöntemi [esk.]" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Arapça al-χʷarizmī  "İslam matematikçisi Harezmi (9. yy)" özel adından türetilmiştir. Sözcük χʷarizm "Orta Asya'da bir ülke, Harezm" özel adından türetilmiştir.

Fransızca procès veya İngilizce process "süreç" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince processus "gidişat, süren şey" sözcüğünden alıntıdır. 





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.





13 Aralık 2023 Çarşamba

BİR KELİME = PERESTİŞ






Perestiş : (Farsça) 1. (isim, eskimiş) Tapınma.

2. (isim, eskimiş) Delicesine, taparcasına sevme.

"Onda Ayşe'ye hürmetle, perestişle, himaye ile karışık alaka uyanmıştı." - Halide Edip Adıvar



Birleşik fiil olarak kullanımı :

(Birine) Perestiş etmek : 1. Delicesine, taparcasına sevmek.

      "Küçük hanıma bütün ruhumla perestiş ediyorum." - Ömer Seyfettin

2. Tapınmak.



Kelime Kökeni :

Farsça parastiş "tapınma, ibadet etme" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen parastişn sözcüğünden evrilmiştir.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-






not: gif, giphy.com dan alıntıdır.





8 Kasım 2023 Çarşamba

BİR KELİME = PROZODİ





Prozodi : (Fransızca) 

1. (isim, müzik) Bir şiirin bestelenmesinde, şiirin hece vurgularının müzik vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması ve bunu sağlayan müzik kurallarının tümü.

2. (isim, dil bilimi) Vurgu, durak, ezgi gibi ses bilgisi ögelerinin tamamı.

      "Kimisinde tamamen prozodiye aykırı şeyler, Türkçeye aykırı şeyler var." - Enis Batur




Kelime kökeni :

Fransızca prosodie "şiirde vezin ve bununla ilgili disiplin" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince prosodia sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca prosōidía προσωιδία  "müziğe veya makama uyarlanmış güfte; müzikte vurgu işareti" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca oidē οιδή  "makamla söyleme, şarkı" sözcüğünden pros+ önekiyle türetilmiştir.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-






not: gif, mavink.com dan alıntıdır.






31 Ocak 2022 Pazartesi

BİR KELİME = PELESENK









Pelesenk I : (Arapça) 1. (isim) Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine.

2. (isim) Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.

Pelesenk II : (isim, Farsça) Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk.

"'Yani' sözcüğünü diline pelesenk ettiği için her cümlenin sonunda bu kelimeyi kullanıyor."



Birleşik kelime olarak kullanımı da mevcuttur:

Dil pelesengi : Söz arasında yerli yersiz söylenen ve tekrarlanan söz.





Bu kelime blogger Kaystros Tyrha tarafından önerilmiştir. Kendisine katkılarından dolayı teşekkür ederim.








{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: kullanılan gif buradan alıntıdır.




12 Kasım 2021 Cuma

BİR KELİME = PAYİDAR









Payidar : (sıfat, Farsça) Kalıcı, sonsuza kadar yaşayacak olan.

"Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar." - Memduh Şevket Esendal


Birleşik kelime olarak kullanımı da şu şekildedir: 


Payidar kalmak (veya olmak) : Kalmak, yok olmamak, yaşamak.

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." - ATATÜRK







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: gif buradan alıntıdır.



11 Ağustos 2021 Çarşamba

BİR KELİME = PARYA












Parya : (Fransızca) 1. (isim) Hindistan' da toplumsal sınıfların dışında kalanlar.

"Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar."

2. (isim) Herkes tarafından hor görülen ve aşağılanan kimse, ayaktakımı.

"Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya / Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya." - Necip Fazıl Kısakürek












{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan gif buradan alıntıdır.





13 Temmuz 2021 Salı

BİR KELİME = PEYDERPEY














Peyderpey : (zarf, Farsça) Azar azar, bölüm bölüm, yavaş yavaş.

"Borcunu peyderpey ödedi." 








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-






not: kullanılan gif Yandexten alıntıdır.




18 Şubat 2021 Perşembe

BİR KELİME = PESTENKERANİ














Pestenkerani* : (sıfat) Saçma
 
      "Ne yazık ki böyle yüksek istidatlar birtakım pestenkerani şarkılar, çiftetelliler arasında ziyan, sefil olup gidiyor."  Osman Cemal Kaygılı





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-

 

 

 

not: (*) bu kelime sevgili Deeptone tarafından önerilmiştir. 

           - kullanılan gif Yandexten alıntıdır.