24 Temmuz 2026 Cuma

BİR KELİME = HÖYÜK




Höyük : 1. (isim) Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe.

2. (isim) Toprak yığını, küçük tepe.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Eski Türkçe (yalnız Oğuzca) öyük “yığma tepe, tümsek” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tanıksız veya yeniden kurulmuş *örük biçiminden evrilmiştir. Eski Türkçe biçim Eski Türkçe ör- “yığmak, yükseltmek” fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

Ek açıklama : Anadolu ağızlarında höy-/hüy- “yığmak” fiiline ender olarak rastlanır. Ahmet Dinç, Türkçe’nin Kayıp Kelimeleri 273.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe (yalnız Oğuzca) [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
öyük [[yüksekçe olan her yer, mesela tepecik - Oğuzca]]

Türkiye Türkçesi [Şeyh Elvan Şirazî, Gülşen-i Raz terc., 1426]
düz yére inesin sen üyükden.

Türkiye Türkçesi [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
öyük: tümsek, yapma tepe.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



20 Temmuz 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ACUZE



Acuze : (isim, Arapça) Huysuz, yaşlı kadın.

"Korkunç bir acuze onu kucaklamaya çalışıyordu." - Hüseyin Cahit Yalçın

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ˁacūz عجوز “yaşlı ve düşkün kadın, kocakarı” sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça ˁacaza عجز “yaşlandı, yaşlı kadın oldu” fiilinin faˁūl vezninde ism-i mübalağasıdır.

Ek açıklama : Arapça ˁacūz “kocakarı” sözcüğüne Türkçe kullanımda Arapça dişil eki eklenmiştir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
bu ˁacūzeyi bendden ḥalāṣ etmekligimüz [hapisten kurtarmamız] gerekdir

[Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁacūzet, ˁacūze, usit. pro ˁacūz: Koca karı.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, pinterestten alıntıdır.



17 Temmuz 2026 Cuma

BİR KELİME = DEKADANS




Dekadans : (isim, Fransızca) ► Çöküş.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca décadent “1. yoz, sefih, 2. bohem” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Geç Latince decadens sözcüğünden evrilmiştir. Geç Latince sözcük Geç Latince decadere “bozulmak, geri düşmek, yozlaşmak” fiilinden +ent ekiyle türetilmiştir. Bu fiil Latince cadere, cas- “düşmek” fiilinden de+ ön ekiyle türetilmiştir.

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
İkdam'da dekadanlar aleyhine yürüyen zevatın...




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.



13 Temmuz 2026 Pazartesi

BİR KELİME = RÜÇHAN




Rüçhan : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) ► Üstünlük.

"Yugoslav ucuzluğu ile ödediği için nakliyat hususunda büyük bir rüçhan kazanmıştır." - Falih Rıfkı Atay

2. (isim, eskimiş) ► Yeğlik.

3. (isim, eskimiş) ► Öncelik.

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Rüçhan hakkı : (isim, hukuk) Yasal olarak tanınan öncelik hakkı.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça √rcḥ kökünden gelen rucḥān رجحان “ağır basma, öncelikli veya tercihli olma” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça racaḥa رجح “ağır bastı, yeğ idi” fiilinin fuˁlān vezninde masdarıdır.

Bu kelimeyle ilgili olanlar : tercih (müreccah)
(tercih : Arapça √rch kökünden gelen tarcīḥ تَرْجِيح “yeğleme” sözcüğünden alıntıdır.)
(müreccah : Arapça √rcḥ kökünden gelen muraccaḥ مرجّح “tercih edilen, ağır basan” sözcüğünden alıntıdır.)

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Meninski, Thesaurus, 1680]
recḥān: Praestantia, praevalentia.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



10 Temmuz 2026 Cuma

BİR KELİME = KONSOLİDE




Konsolide : (sıfat, ekonomi, Fransızca) Vadesi uzatılan (borç).

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Konsolide borç : (isim, ekonomi) Kısa vadeli olarak planlanıp daha sonra orta veya uzun vadeli duruma çevrilen borç.

Konsolide bütçe : (isim, ekonomi) Destekli bütçe.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Fransızca consolider, consolidé “sağlamlamak, borcu kefalete bağlamak; kefilli borç, kefilli borç senedi” fiilinden alıntıdır. Bu fiil Latince aynı anlama gelen solidare fiilinden con+ ön ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince solidus “1. bütün, tam, sağlam, 2. kefilli” sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Terakki - gazete, 1869]
Havyar Hanının konsolide kumarcuları tarafından ihtira olunmuş bir şey

Türevler, bileşikler, deyimler :

konsolit [İbrahim Alaettin [Gövsa], Yeni Türk Lugatı, 1930]
Konsolit Esham evrakı.
Diğerleri: konsolidasyon




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



6 Temmuz 2026 Pazartesi

BİR KELİME = BALEN




Balen : (isim, İtalyanca) Dik ve düzgün durması için gömlek yakası, sütyen ve korse gibi giyeceklerde kullanılan, eskiden balina çubuğundan, şimdi ise plastik veya metalden yapılmış, esnek, yassı, dar, uzun çubuk; balena, balina.

* * * * *

Kelime Kökeni :

İtalyanca balena veya Fransızca baleine “denizde yaşayan büyük memeli” sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen balaena sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen phállaina φάλλαινα sözcüğü ile eş kökenlidir. Eski Yunanca sözcük Hintavrupa Anadili tanıksız veya yeniden kurulmuş *bʰl̥-nó-s biçiminden türetilmiştir. (Kaynak: Julius Pokorny, Indogermanisches etymologisches Wörterbuch 120) Bu biçim Hintavrupa Anadili tanıksız veya yeniden kurulmuş *bʰel-¹ “şişmek, kabarmak” kökünden türetilmiştir.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




3 Temmuz 2026 Cuma

BİR KELİME = SANDVİÇ




Sandviç : (isim, İngilizce) İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek.

"Ben köşedeki büfeden size sandviç getirebilirim." - Peyami Safa

* * * * *

Kelime Kökeni :

İngilizce sandwich “ekmek arası” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük John Montagu, 4th Earl of Sandwich “kumar masasından kalkmadan karnını doyurmasıyla ün kazanan bir İngiliz asılzadesi (1718-1792)” özel isminden türetilmiştir.

Ek açıklama : İngilizce sözcük en erken tarihçi Gibbon’ın 1762 tarihli bir günce kaydında tespit edilmiştir. Sandwich kasabasının adı eski Anglosaksonca “kumköy” anlamına gelir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Cumhuriyet - gazete, 1929]
çok geçmeden tepsi tepsi et suları, sanduviçler geldi





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, Google' dan alıntıdır.