U etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
U etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2026 Cuma

BİR KELİME = USTURMAÇA




Usturmaça : (isim, denizcilik, İtalyanca) Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık.

"Ankara yolcu gemisinin efsanevi süvarisi Şefik Kaptan ... mürettebata emirler yağdırıyor, gemisinde ne kadar usturmaça varsa iskele ile gemi arasına koydurtmaya çalışıyor..." - Atilla Kıyat

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Usturmaça atmak : Usturmaçayı bordadan rıhtım düzeyinin yeteri kadar altına sallandırıp bağlamak.

* * * * *

Kelime Kökeni :

İtalyanca stramazzo “deniz taşıtlarında çarpma yastığı” sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant §632) Bu sözcük İtalyanca strame “saman dolgulu şilte, hayvan yatağı” sözcüğünden türetilmiştir. İtalyanca sözcük Latince stramen “yaygı, şilte” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince sternere “yaymak, sermek” fiilinden +men ekiyle türetilmiştir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[J.W. Redhouse, Turkish and English Lexicon, 1890]
istromaça (...) usturumaço: a rope fender






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, pexels.com' dan alıntıdır.




27 Şubat 2026 Cuma

BİR KELİME = UHREVÎ




Uhrevî : (sıfat, din bilimi, Arapça) Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili; maverai, dünyevi karşıtı.

"Ve ufkumuzu / Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk / Havayı dolduran uhrevî ahenk" - Ahmet Hamdi Tanpınar

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça uχrawī أُخْرَوِيّ‎ “öbür dünyaya veya ölümden sonrasına ilişkin” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ˀχr kökünden gelen uχrā أُخْرَى “sonraki şey” sözcüğünün +ī ekiyle nisbet halidir. Arapça sözcük Arapça āχir آخِر “son, sonraki” sözcüğünün sıfatı dişilidir.

Benzer sözcükler : uhra, uhreviyat
(ahir sözcüğü de aynı kökten gelmektedir.)


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
bād-ı nefesden maˁzūl ve mülāḥaẓa-i aḥvāl-i uχrevīyeye meşġūl olsa






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




22 Ocak 2026 Perşembe

BİR KELİME = UCUBE




Ucube : (sıfat, Arapça) Çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan.

"Bakımsızlıktan, pislikten yaralı bereli, karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube hâlinde süründükten sonra ölmüşler." - Halide Edip Adıvar

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ˁcb kökünden gelen uˁcūba(t) أُعْجُوبَة “acayiplik, çok tuhaf şey, mucize” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ˁacīb “tuhaf” sözcüğünün fuˁūla(t) vezninde masdarıdır.

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
fütüvvet ve mürüvvet içinde uˁcūbe-i cihān-ıdı






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, imdb.com' dan alıntıdır.




8 Eylül 2025 Pazartesi

BİR KELİME = UMAR




Umar : (isim) Çare.

 "Bunun hiçbir umarı yok, sultanımız. Hiçbir umarı... Kıyamete kadar hüthütler ve karıncalar fil kalacaklar." - Yaşar Kemal


* * * * *

Kelime Kökeni :

Türkiye Türkçesi um- fiilinden Yeni Türkçe +()r ekiyle türetilmiştir.
Benzer kelimeler umarsız, umarsızlık.

Tarihte tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve örnekler :

Yeni Türkçe: “çaresiz” [Milliyet - gazete, 1971]
sıkılgan ve umarsız aslında




"Bu kelime, Değerli Blogger Recep Altun tarafından önerilmiştir. Yayına katkısından dolayı teşekkür ederim."




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır. ​