Ş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ŞERAİT




Şerait : (isim, eskimiş, çokluk, Arapça) Şartlar.

"Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır." - Atatürk

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça şarāˀiṭ شَرَائِط “şartlar” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça √şrṭ kökünden gelen tekil şarṭ شرط sözcüğünün faˁāˀil vezninde çoğuludur.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, 1400 yılından önce]
süd çürügi ki cemīˁ şerayıṭıyla kılınmış ola māliḫulyāye müfīddür 
[tüm koşullarıyla hazırlanmış olsa melankoliye faydalıdır]



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, internetten alıntıdır.



29 Mayıs 2026 Cuma

BİR KELİME = ŞAYAN





Şayan : (sıfat, eskimiş, Farsça) Uygun, yaraşır, değer, layık.

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Şayanıdikkat : (sıfat, Farsça şāyān + Arapça diḳḳat) Üzerinde durulmaya, ilgilenilmeye, düşünülmeye değer olan.

Şayanıhayret : (sıfat, Farsça şāyān + Arapça ḥayret) Hayret edilecek, şaşılacak nitelikte olan.

"Belki bunda şayanıhayret hiçbir cihet yoktu." - Refik Halit Karay

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça şāyān شایان “mümkün, uyan, olur” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Farsça şāyistan, şāy- شایستن, شای “mümkün olmak, uymak” fiilinden +ā(n) ekiyle türetilmiştir. Farsça fiil Avestaca χşi- veya χşāy- “muktedir olmak, gücü yetmek” fiili ile eş kökenlidir.

Benzer sözcükler : şayanı takdir, şayanı tavsiye
Bu kelimeyle ilintisi olanlar : şayet


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Meninski, Thesaurus, 1680]
bunlar şāyāni vidādü āşināyī degüldir [dostluğa ve tanışıklığa uygun değildir]





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, inspiredpencil.com' dan alıntıdır.




30 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ŞAD




Şad : (sıfat, eskimiş, Farsça) Sevinçli, neşeli olan.

"Seni gördük, şad olduk."

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Şad etmek : Neşelenmesini, sevinmesini sağlamak.

Şad olmak : Sevinmek, memnun ve mutlu olmak.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça ve Orta Farsça şād شاد “huzurlu, dingin, mutlu” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen şiyāta- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯ē-to-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) “dinmek, dinlenmek, istirahat etmek” kökünden türetilmiştir.

Benzer sözcükler : şadan, şaduman
Bu kelimeyle ilintili olanlar : aşiyan, dilşad, şadırvan


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
göŋlümüz şād eylemek





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, stockcake.com' dan alıntılanmıştır.




18 Kasım 2025 Salı

BİR KELİME = ŞARAMPOL





Şarampol : (isim, Macarca) Karayollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm.

"Şarampole yuvarlandım." - Ahmet Ümit


* * * * *

Kelime Kökeni :

Macarca sorompó “kazıklardan oluşan çit, parmaklık” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Aşağı Almanca schrancpaum “çit kazığı” sözcüğünden alıntıdır.

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“parmaklık” [Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
χandak kenārınca cümle kalın direkler ile şarampo taˁbir etdikleri parmaklık çevürmişlerdür

[Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
şarampoy شرانپوی: Palanga ve kale varoşunun kazık ağaç kakılarak yapılan barūsu





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, dreamstime.com' dan alıntıdır.




5 Temmuz 2023 Çarşamba

BİR KELİME = ŞATAFAT






Şatafat : Görkem.

"Hamam alayı da yine şatafat ve masraf cihetinden bundan aşağı kalmazmış." - Osman Cemal Kaygılı



Kelime kökeni :

Arapça şṭf kökünden gelen şaṭf  "Mısır"da Memluk hükümdarlarının egemenlik alameti olan sancak" sözcüğünden türetilmiştir.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: gif, gifer.com dan alıntıdır.




27 Nisan 2022 Çarşamba

BİR KELİME = ŞÜREKÂ









Şürekâ : (Arapça) 1. (isim) Ortaklar, şerikler.

2. (isim, mecaz) Yandaşlar, taraftarlar, destekçiler.

"-Ne yapıcan bu akşam?
- Ayşe ile bulusacağız, gel sen de.
- Şürekâsı gelecek mi?
- Hayır o tek geliyor."




Bu kelime blogger KuyruksuzKedi tarafından önerilmiştir. Kendisine katkısından dolayı teşekkür ederim. 





{ಠ,ಠ}
 |)_) 
-”-”-



not: kullanılan gif buradan alıntıdır.




24 Kasım 2021 Çarşamba

BİR KELİME = ŞİKEMPERVER











Şikemperver : (sıfat, mecaz, Farsça) Boğazına düşkün.

"Ferdi bey, tek başına bile olsa donattığı masayla tam bir şikemperver olduğunu gösteriyordu."


(Dilimize Farsçadan geçen kelime, karın manasındaki şikem ile, seven ve besleyen manasındaki perver kelimelerinden oluşmuştur.







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan gif buradan alıntıdır.




11 Ekim 2021 Pazartesi

BİR KELİME = ŞAHİKA













Şahika : (Arapça) 1. (isim) Doruk, zirve.

"Civar dağların karlı şahikalarını yeni sevgilime gösteriyorum." - Refik Halit Karay

2. (isim) En üst derece.

"Sanatın nadir kaydedeceği bir şahikadan gürlemişti." - Halit Fahri Ozansoy



(Bu kelime blogger Deeptone tarafından önerilmiştir. Yayına katkısından dolayı teşekkür ederim.)






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-





not: kullanılan gif buradan alıntıdır.





18 Ağustos 2021 Çarşamba

BİR KELİME = ŞİRAZE












Şiraze : (Farsça) 1. (isim) Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şerit.

2. (isim) Pehlivan kispetinin paçası.



Ayrıca deyim ve birleşik kelime olarak kullanım hali de mevcuttur.


Şirazeden çıkmak : 1. Kitabın sırt bölümünde bulunan dikişin bozulması sebebiyle sayfaların dağılması.

2. Akıl dengesini kaybetmek.


Şirazesi bozuk : Akli dengesi yerinde olmayan (kimse).





(Bu kelimenin yayına alınması, sevgili KuyruksuzKedi' nin Şiraze isminde bir öyküye başlaması sayesinde olmuştur. Katkısından dolayı teşekkür ederim.)









{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan foto buradan alıntıdır.