8 Mart 2012 Perşembe

bu kadeh senin için...







Kapağı kırık teybe onun en sevdiği şarkıcının kasedini koydu. Bant dönmeye başlayıp, odayı kaplayan melodinin, tüm oksijeni sünger gibi çekmesiyle önce nefes alamadı sonra gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı. 

Uzun zamandır kalabalıklardan uzakta yaşıyordu. Hapisten çıktıktan sonra kimsenin yüzüne bakacak cesareti yoktu. Yaşadıklarından uzaklaşmak, sanki yaşamının o bölümünü hiç yaşamamış gibi kendine unutturmak istiyordu. Şehirden uzak bu ada onun sığınağı olmuştu. Burda bile adanın arka tarafında insanlardan uzakta bir kulübede yaşamayı tercih etmişti. 


*******************
Mutluydular, herşey yolunda giderken adamın işleri aniden ters gitmeye başladı.  Ne olduğunu anlayamadan sıfırı tüketmişlerdi bile. Adam huysuz, kadın da sabırsız olmuştu. Bir akşam kaderlerini belirleyecek bir tartışma içinde, adam sinirinin son haddinde, kadın ise sözlerinin kılıç keskinliğinde birbirlerine girdiler. Kendine geldiğinde adamın ellerinde kan vardı. Öfke odayı sanki sis gibi kaplamış ve gözgözü görmez olmuştu, nasıl olduğunu hatırlamıyordu bile. Birbirlerini hırpalarken itişme olmuş ve kadın ayağındaki topuklu terliğin pantalon paçasına takılmasıyla dengesini kaybedip, ortadaki cam sehpaya düşmüştü. Filmlerde gördüğü sahneler gibiydi. Kadın nefes almaya çalışırken hırıltılar çıkarıyordu. Gözlerinde gördüğü şaşkınlık ifadesi, yerini acıya ve vedaya bırakıyordu yavaş yavaş. Kurtarılamadı. O gün, kadınla birlikte kendi hayatını da gömdü adam.

********************

Çilingir masasını hazırladı. Beyaz peynir, topik masanın müdavimiydi. Bardağa içkisini doldurmaya başladığı anda burnuna dolan rayiha, beynini uyuşturmaya başladı. Gözünü kapatıp kadehini kaldırdı ve "Bu kadeh senin için kadınım..." deyip yudumladı. 








not: (Fotoğraf google görsellerden alıntıdır.)






5 Mart 2012 Pazartesi

kol & kanat









"Bir kuş uçurdum bugün hayatımdan" dedi tül perdelerin ardından sokağa bakarken. 

Hem kendini, hem kuşu özgür bırakmıştı ona göre. Bir kafesten çıkıp gelen kuş, onun yanında mutlu gözüküyordu. Zaman geçtikçe birbirlerine alışacaklar ve alışkanlıkla sahiplenmeye doğru yol alacaktı duyguları, bunu hissediyordu. Korkuları vardı; ya bir gün kuş sahibine dönmek isterse, ya sahibi onu arayıp bulup dönmeye ikna ederse, ya da bir gün o kaçmasın diye kendi hayatlarını bir kafese dönüştürürse. Hayatın içinde yanyana durmakla, sahiplenmek arasındaki ince çizgiyi geçmekten oldum olası korkmuştu. Bu kendisine acı vereceği kadar onu da incitirdi. Kocaman bir tepeden gözünü kapatıp yüreğiyle boşluğa atlamak ve uçmak isterdi onunla ama aynı değillerdi. Birinin kanadı vardı, ötekinin kolları. Biri çırpardı kanatları, öteki kollarıyla sarardı. Biri uçardı, öteki yürürdü. 

Hayat nerden baktığınla orantılıydı. Onun baktığı yerden görünen şey, onu tedirgin ediyordu. Tedirgin eden şey, aynı zamanda onu mutsuz da edebilirdi. Eğildi, minik öpücük kondurdu ve avuçlarının içinden bıraktı kuşu. Kollarını, sanki kanatlarıymış gibi yavaşça indirirken, gözden kayboluncaya kadar baktı ardından. 







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-








not: fotoğraflar ​M©MENT©S​ arşivindendir.​


1 Mart 2012 Perşembe

şiir işliği (2)





            Gitme !
               Yalnızlığım çoğalıyor,
               Kapıları kapalı bahçemde.

               Gitme !
               Hızla büyüyor
               İçimde bir çiçek
               kökleri zehir zemberek.

               Gitme !
               Sana ulaşamayan
               pulsuz mektup gibi
               her defasında
               adrese teslim oluyorum.

               Gitme... bensiz kalıyorum.





               S.Ö. (Momentos)







{ಠ,ಠ}

|)__) 
-”-”-