Solistleri Harun Tekin' le birlikte Mor ve Ötesi grubunun ayrı bir yeri vardır bende. Müzikaliteleri, şahsiyetleri, eserleri ile kalitelerini her zaman sergilemişlerdir.
Bir senfoni orkestrası eşliğinde bu eseri dinlediğimde tüylerim diken diken oldu.
Bildiğimiz ve sevdiğimiz şarkı, sanki birkaç beden daha büyüyerek devleşmişti.
Blog sayfamda yayınlamaktan onur duyduğum eserlerden biri olacak.
Dün aşağıda tanıtımını yaptığım iki filmi izledim. Mükemmel senaryo, çekim ve mesajlar o kadar güzeldi ki, sonu istediğim gibi bitmese de, kalbim her iki filmde de çok acısa da bir kez daha, bir kez daha seyredebileceğim güzellikteydi. Kendime saklamak istemedim. Aşağıda paylaşıyorum.
💙
Yönetmen: Dominic Cooke
Yapım Yılı: 2017
"Ian
McEwan’ın romanına dayanarak sinemaya aktarılan film izleyiciyi 1962
İngiltere’sine götürüyor. Genç çift Florence ve Edward, aynı senenin
yazında evlenmiştir. Balayını geçirmek için Chesil sahilinde bulunan bir
otele yerleşirler. Keyifle geçirdikleri akşam yemeğinin ardından
odalarına gittiklerinde ikisi de ne yapacaklarını bilemez. Cinselliğin
tabu olduğu bir dönemde yaşayan çift, evlendikleri güne kadar cinsellik
hakkında konuşmamıştır ve başbaşa kaldıkları zaman bunun sıkıntısını
çekmeye başlarlar."
Yönetmen: Jim Sheridan
Yapım Yılı: 2016
"50 yıl önce kendi oğlunu öldürmekle suçlanan Rose, bunu yapmadığını ve
oğlunun hâlâ yaşadığını iddia etmektedir. Rose’un dinleyen bir psikiyatr
ayrıca onun İncil’inin içine not aldığı “saklı kalan” yazıları da inceleme fırsatı bulur."
Oturduğu
koltuktan hızla kalktı ve camı açtı. Dışardaki dehşet soğuğu ancak
pencereyi açtığında anladı. Birisine bağıracakmış gibi ağzını açtı ve
nefes almaya çalıştı. Oksijen ve soğuk aynı anda içini dolduruyordu. Bir
yandan soğuktan titremeye başladı ama aldırmadı. "Ölüyorum Tanrım !"
diye geçirdi aklından.
Ölmüyorsun ! Sadece imkânsız aşktan için acıyor.
"Ah işte bu beni öldürüyor !"
Aşk, normal bedende birinin ölüm sebebi olmamıştır hiç.
"Peki
neden kalbim, elinde çivi olan biri tarafından çiziliyormuş gibi? Niye
nefesim kesiliyor? Niye yüzümün çizgileri aşağı doğru?" Çünkü istediğin şeye ulaşabilmek için çabalaman gerekeceğini biliyorsun da ondan. Suçüstü yakalanmış gibi kabullendi ve "Hayat niye zor?" diye sordu. Hayat, nasıl bakıyorsan öyle olmuştur, yeni bir şey söyle çocuk. Pencerenin
önünden ayrılıp çalışma masasının başına geldi ve klavyede aşk
kelimesinin harflerine parmaklarıyla dokunduktan sonra yeniden nefes
almaya başladı.