26 Aralık 2016 Pazartesi

çıtır lokmalık



Müthiş güzel, kolay ve pratik bir tarif gözüme çarptı internette geçenlerde. Bir yemek bloğu değilim ancak verilen tarifin yayınlanan fotoğraftaki görüntüsü beni cezbettiği kadar sizleri de içine alıverecek eminim. :)


fotoğraf bu.. siz ne düşünüyorsunuz?
(fotoğrafla ilgili sayfaya burdan ulaşabilirsiniz.)


Aslında tarifi de oldukça kolay. Paylaşmak isterim sizinle. Ben 3 yufkadan yaptım bu tarifi ki ana yemek olarak düşünmüyorsanız 3-4 kişi için yeterli. 

malzemeler

3 yufka 
100-150 gr kıyma
2 küçük patates
1 soğan
karabiber, tuz ve yağ

yapılışı

Patates ve soğanı rendeleyin (çok sulu olurlarsa mutlaka sıkın) kıyma ile birlikte bir kapta yoğurun. Tuz ve karabiber ilave edin. Bir yufkayı tezgaha yayın, yarısına kadar bir fırça ile yağ sürün, diğer yarıyı üstüne katlayın (yarım daire yufka elde edeceksiniz) Tarifte çay bardağı yazıyordu ama denedim çok küçük oldu. Bir su bardağı ile birbirine yakın yuvarlaklar çıkarın. Çiğ halde bekleyen iç malzemeden bir parça alarak içine yerleştirin ve kenarlarını bir kaseye doldurduğunuz su yardımıyla yapıştırın. 



Tepsiye yağlı kağıt kesip yerleştirin ve yapıştırdığınız yufkaları yerleştirin. 



İkinci tepsiyi de aynı şekilde doldurduktan sonra fırını 200 dereceye ısıtmaya başlayın.



Bu arada iç malzemeden de, yufkadan da artan parçalar oldu, onları da bir borcama aldım hepsini karıştırdım. Ve önceden ısınmış fırın içine hepsini sıraladım. Üzerleri pembeleşinceye kadar (ki arada kontrol edip tepsilerin yerlerini değiştirdim eşit seviyede kızarsınlar diye) fırında kaldılar. Sonrasında yanına içine nane kattığım yoğurtla servis ettim.






Çok sevdik bunu ve sanırım sıkça tekrarlayacağız. :) Bir dahaki sefere farklı iç malzemelerle de deneyeceğim. Afiyetler olsun... 








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-
















not: İlk fotoğraf hariç diğerleri M©MENT©S' a aittir.






21 Aralık 2016 Çarşamba

gerçek olsa...











Hayat bu kadar kolay olsa..  Yağmuru seyredip keyif alsak ama üstümüze yağmasa. Ağzımızdaki tad değişmese.. 

Sabah gözlerimizi açtığımız anda neşeli şarkılar söylesek. Bizi hiç bir şey üzmese, hatta böyle bir duyguyu bilmesek... Herkes birbirine selam verse, gülümsese. 

Hiç tanımadığım yaşlı bir kadına, annemmiş gibi sarılabilsem, o da beni bağrına bassa... tüm bunlar gerçek olsa... 

gerçek olsa..






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-






not: Kullanılan gif Tumblr.com dan alınmıştır.

8 Aralık 2016 Perşembe

Son/bahar gezisi


• * ° ♫ ♫ ♫ . • ♫ * ° ♫ ♫ ♫ ¸ .


 Geç sonbahar gezisi için Kuşadası ve yakın bölgesini seçtik.

Hava bulutlu ama güneş aralardan yüzünü gösteriyordu.













 Baloncu rüzgara eğilen balonların,

 insanların yolunu kesmesini, satış fırsatı olarak görüyordu, :)
 Dilek Yarımadasında bir tanıdığın evini ziyaret ettik.
 Daha önce güllerle bezenmiş dallar, sonbaharın çıplaklığına teslim olmuş.
Ev tam tepede, geniş bir bakış açısına sahipti.










Kareye sığdırabildiklerim.
      

Daha sonra Davutlar' da Değirmen Tesislerine uğradık.

Kış mevsiminden bu yer de nasibini almış ve hizmette olan bölümleri epey azaltılmış.


 Görkemli bir restaurant.
 Fırını, marketi, zeytinyağı müzesi gibi bir çok alanı mevcut.
 Değirmen
Müze binasının uzaktan görünümü
Dış alanda sergilenenler,



Müze girişi

Muhteşem kapısı

Giriş detayları,

En sevdiğim ağaç

Kapıdan detaylar,


Oyma detayları


Ve sonunda gün kendini dağların arkasında saklamaya başladı.









Gün, kızıllığını bize teslim ettiğinde, geceye doğru yol aldık.









{ಠ,ಠ}

|)__) 
-”-”-









not: Yazıda kullanılan görseller M©MENT©S' a aittir.