Vesile : (Arapça) 1. (isim) ► Sebep.
"Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Bey'le yalnız bıraktılar." - Memduh Şevket Esendal
2. (isim) ► Fırsat.
"Biz, ancak her vesile ile bize yapılan yersiz hakaretlere, istihfaf ve tezyiflere layık olmadığımızı söylüyoruz." - Asaf Halet Çelebi
* * * * *
Birleşik Fiil veya Kalıp Söz olarak kullanımı :
Vesile aramak : Bir fırsatını kollamak.
"İkide birde içimizden birine çatmak için vesile arıyordu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Vesile bulmak : Sebep yaratmak, bahane göstermek.
"Bir vesile bulup size takdim edilmek pek kolay bir iş oldu." - Hüseyin Cahit Yalçın
Vesile olmak : Uygun ortam oluşmak.
"Evinde bazen namaz kılar ancak bir vesile olursa camiye giderdi." - Abdülhak Şinasi Hisar
* * * * *
Kelime Kökeni :
Arapça wsl kökünden gelen wasīla(t) وسيلة “aracı, araç, yöntem, fırsat” sözcüğünden alıntıdır.
Ek açıklama : Arapça sözcüğün basit fiil kökü mevcut değildir.
Benzer sözcükler : bilvesile
Bu kelimeyle ilintili olan kelimeler : tevessül
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
Kıpçakça: [İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
Nebī öze öküş takı vesīle kılgay, anıŋ birle takı şefāˁat taleb kılgay
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, justjared.com' dan alıntıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-