En (I) : (isim) Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık; genişlik, arz, boy, uzunluk karşıtı.
"Kumaşın eni. Yolun eni. Kâğıdın eni."
En (II) : (isim, ağızlardan) Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
En (III) : (zarf) Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.
"En iyi adamını yollamış buraya." - Ahmet Ümit
* * * * *
Deyim veya Kalıp Söz olarak kullanımı :
En kötü günümüz böyle olsun : Mutlu, neşeli ve varlıklı olunduğunda söylenen bir söz.
* * * * *
Birleşik Kelime olarak kullanımı :
En aşağı : (zarf) Hiç olmazsa, hiç değilse.
En azdan : (zarf) ► En azından.
"Çok zengindi ama ayırtman olabilmek için en azdan memur olması gerekiyordu." - Rıfat Ilgaz
Enberi : (isim, gök bilimi) Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en yakın olduğu nokta.
Enöte : (isim, gök bilimi) Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta.
En üstünlük derecesi : (isim, dil bilgisi) Sıfat veya zarflara karşılaştırmaya dayalı olarak kazandırılan en üst anlam derecesi.
"Sınıfın en çalışkan öğrencisi. En hızlı koşan atlet. Herkesten iyi konuştu."
* * * * *
Kelime Kökeni : En(1)
Eski Türkçe eŋ “mübalağa edatı” sözcüğünden evrilmiştir.
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
Eski Türkçe [Orhun Yazıtları, 735]
eŋ ilki togu balıkda süŋüşdüm [en önce Dogukent'te savaştım]
Türevler, bileşikler, deyimler :eninde sonunda: “en nihayet” [Cumhuriyet - gazete, 1929]
bir türlü Dimitriyef'i unutmuyor, eninde sonunda onun yanına koşuyordu
En(2)
Eski Türkçe én veya in “yatay boyut, vüsat” sözcüğünden evrilmiştir.
Bu kelimeyle ilintili olanlar : enlem
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
Eski Türkçe [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
én این: al-ˁarḍ (...) bu böz éni neçe [bu bezin eni ne kadar?]
Kıpçakça [anon., Kıssa-i Anter terc., 1477]
İni این ve uzunı ṭoḳsanar arşun ve yüksekligi yüz elli arşun
Türkiye Türkçesi [Meninski, Thesaurus, 1680]
in این vul. en ان: Latitudo.
Türkiye Türkçesi [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
enine boyuna: Arīż u amīk
Türevler, bileşikler, deyimler : enine, enine boyuna, enlemesine, enleş-, enli, ensiz
Yayına aldığım bu kelime, tüm yazılarında mütemadiyen kullandığı için Laparagas' a ithaf edilmiştir.
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, internetten alıntıdır.
Spama düşen yorumlar denetimden geçerek yayınlanacaktır.















En sevdiğim blog :)
YanıtlaSilAnlalarını detaylı görmek çok güzel :)
@Momentos @laparagas :T
Saylooo merhaba 😄
SilBu blog da seni seviyor 👍
Basit sandığımız bir kelimenin anlam açılımlarını görmek iyi oluyor 👍
Teşekkürler 🙏
Bazıları önünde sonunda diye kullanırsa da, ben eninde sonunda derim.
YanıtlaSil:)
Bir de arapçanın tenvini var. Ek olarak kelimelerin sonuna gelen. Akl-en, beden-en, ruh-en gibi.