19 Haziran 2026 Cuma

BİR KELİME = EN




En (I) : (isim) Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık; genişlik, arz, boy, uzunluk karşıtı.

"Kumaşın eni. Yolun eni. Kâğıdın eni."

En (II) : (isim, ağızlardan) Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.

En (III) : (zarf) Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

"En iyi adamını yollamış buraya." - Ahmet Ümit

* * * * *

Deyim veya Kalıp Söz olarak kullanımı :

En kötü günümüz böyle olsun : Mutlu, neşeli ve varlıklı olunduğunda söylenen bir söz.

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

En aşağı : (zarf) Hiç olmazsa, hiç değilse.

En azdan : (zarf) ► En azından.
"Çok zengindi ama ayırtman olabilmek için en azdan memur olması gerekiyordu." - Rıfat Ilgaz


Enberi : (isim, gök bilimi) Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en yakın olduğu nokta.


Enöte : (isim, gök bilimi) Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta.


En üstünlük derecesi : (isim, dil bilgisi) Sıfat veya zarflara karşılaştırmaya dayalı olarak kazandırılan en üst anlam derecesi.
"Sınıfın en çalışkan öğrencisi. En hızlı koşan atlet. Herkesten iyi konuştu."

* * * * *

Kelime Kökeni :  En(1)

Eski Türkçe eŋ “mübalağa edatı” sözcüğünden evrilmiştir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe [Orhun Yazıtları, 735]
eŋ ilki togu balıkda süŋüşdüm [en önce Dogukent'te savaştım]

Türevler, bileşikler, deyimler :eninde sonunda: “en nihayet” [Cumhuriyet - gazete, 1929]
bir türlü Dimitriyef'i unutmuyor, eninde sonunda onun yanına koşuyordu


En(2)

Eski Türkçe én veya in “yatay boyut, vüsat” sözcüğünden evrilmiştir.

Bu kelimeyle ilintili olanlar : enlem


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
én این: al-ˁarḍ (...) bu böz éni neçe [bu bezin eni ne kadar?]

Kıpçakça [anon., Kıssa-i Anter terc., 1477]
İni این ve uzunı ṭoḳsanar arşun ve yüksekligi yüz elli arşun

Türkiye Türkçesi [Meninski, Thesaurus, 1680]
in این vul. en ان: Latitudo.

Türkiye Türkçesi [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
enine boyuna: Arīż u amīk

Türevler, bileşikler, deyimler : enine, enine boyuna, enlemesine, enleş-, enli, ensiz




Yayına aldığım bu kelime, tüm yazılarında mütemadiyen kullandığı için Laparagas' a ithaf edilmiştir.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




3 yorum:

  1. En sevdiğim blog :)

    Anlalarını detaylı görmek çok güzel :)

    @Momentos @laparagas :T

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saylooo merhaba 😄
      Bu blog da seni seviyor 👍
      Basit sandığımız bir kelimenin anlam açılımlarını görmek iyi oluyor 👍
      Teşekkürler 🙏

      Sil
  2. Bazıları önünde sonunda diye kullanırsa da, ben eninde sonunda derim.
    :)

    Bir de arapçanın tenvini var. Ek olarak kelimelerin sonuna gelen. Akl-en, beden-en, ruh-en gibi.

    YanıtlaSil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-


Dikkat Spama düşen yorumlar denetimden geçerek yayınlanacaktır.

:)

;)

:D

:(

=(

:@

:X

:O

:P

:F

:Y

:A

<3


:T

:H