Kolpo : (Rumca) 1. (isim) Bilardo oyununda vuruş.
"Sahiden büyük bir isteksizlikle kaçırdığı kolpoları seyrediyordum." - Orhan Seyfi Orhon
2. (isim) Uygun durum, fırsat.
3. (isim, argo) ► Dalavere.
"Böyle bir kolpoya başlayacak olursam sonuna kadar öylece devam etmek lazımdı." - Refî Cevad Ulunay
* * * * *
Deyim, Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :
Kolpo çekmek (veya yapmak) : İsteka ile bilardo topuna vurmak.
"Güç kolpoları çekerken artık ıslık çalmıyor, isteka tebeşirini ikide bir cebine koymuyor." - Orhan Seyfi Orhon
"Ara sıra beni şaşırtacak kadar mükemmel fantezi kolpolar yapıyordu." - Orhan Seyfi Orhon
Kolpo çevirmek : (argo) Kumpas kurmak.
"Şarika, istediği kadar sırnaşsın, Reyhan dilediği kadar plan kursun, kolpo çevirsin." - Mahmut Yesari
Kolpoya düşmek (veya gelmek) : Oyuna gelmek, tuzağa düşmek.
"Biz vakti zamanında ne tehlikeler atlattık. Kolpoya düşecek değiliz." - Metin Savaş
* * * * *
Kelime Kökeni :
İtalyanca colpo “darbe, çalım, özellikle bilardo darbesi” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince colaphus “darbe” sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen kólaphos κόλαφος sözcüğünden alıntıdır.
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
kolpo “bilardo vuruşu” [Ahmed Mithat, çeşitli yazıları, 1900 yılından önce]
bilardoda ustalık, hesap ve tahmin ederek çekilen kolpoların
(argo) “fırsat” [Hüseyin Rahmi Gürpınar, Toraman, 1919]
Onun niyeti işi bir kolpasına getirip babasını yine kırk-elli lira vurmaktı.
(argo) “dalavere” [Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
kolpo: Numara, dalavere, biçimine getirmek.
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, internetten alıntıdır.