4 Mayıs 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ACEM






Acem (1) : (Arapça) 
1. (isim, müzik) Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.

2. (isim) Portenin beşinci çizgisine yazılan fa notasının adı.

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Acemaşiran : (isim, müzik, Arapça) Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.

"Bir gün evde neyle acemaşiran peşrevini üflemeye çalışıyordum." - Engin Kökçü

Acemborusu : (isim, bitki bilimi) Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

"Duvarlarda turuncu renkli acemborusu çiçeklerinin bulunduğu dar sokaklardan geçerek Kalamış'a doğru yürüdü." - Salim Nizam

Acembuselik : (isim, müzik, Arapça ʿacem + Farsça bū-selīk) Klasik Türk müziğinde acem makamı ile buselik beşlisinin birleşmesinden oluşan birleşik bir makam.

Acemkürdi : (isim, müzik, Arapça ʿacem + Farsça kurd + Arapça -ī) Klasik Türk müziğinde acem ile kürdi makamlarının birleşmesinden meydana gelen birleşik bir makam.

"O yıl Sadi Hoşses Bey’in acemkürdi makamındaki ‘Aşkın ile Gündüz Gece Giryan Efendim’ şarkısı çok moda idi." - Fügen Ünal Şen

~ ~ ~ ~

Acem (2) : (özel, Arapça) 
1. (isim) İran’da yaşayan Fars kökenli kimse.

2. (isim) ► İranlı.

3. (isim) İran ülkesi.

"Kanepenin üstünde Müşir Ethem Paşa’nın Acem matbaalarında basılmış müthiş bir resmi." - Ömer Seyfettin

* * * * *

Birleşik Kelime olarak kullanımı :

Acem ağzı : (isim, müzik) İran'da yaşayan Türklerin veya İran'dan Türkiye'ye gelmiş Türkmen ve Azeri toplulukların geleneksel müzik icralarında kullandıkları üslup.

"Bu sırada Acem ağzı İsfahan makamında bir gazel okuyarak Gaffar Ağa gelir." - Sadi Yaver Ataman

Acem aslanı : (isim, mecaz) Gösterişten ibaret, sahte kahraman.

Acem çapkını : (isim, mecaz) Eskiden şehirlerin etrafında gezinti yapmak için kiralanan at.

Acem gömleği : (isim) Belden büzgülü, dizlere kadar inen, kalın kumaştan, düz koyu renkli bir tür gömlek.

Acem halayı : (isim) Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da oynanan bir halk oyunu.

Acem işi : 1. (sıfat) Farslara özgü olan.

"Kutulara yerleştirilmiş kaçak çaylar, elektronik eşyalar, cep telefonları ve birkaç acem işi halı yanarken alevler giderek yükseliyordu." - Mehmet Sait Taşkıran

2. (isim) Döşemelik kumaşların üzerine renkli ipek iplikle işlenen, yer yer altın veya gümüş boncuklarla süslenmiş nakış.

Acem kılıcı : (isim) İki tarafı keskin olan kılıç.

Acem külahı : (isim) Siyah kuzu derisinden yapılan başlık.

"Adı sanı unutulduğu sıradaydı; bir gün tak tak kapı, Leman'ın evine başında Acem külahı, sırtında büzmeli yeşil bir gömlek, saçı sakalı kınalı bir herif geldi." - Refik Halit Karay

Acem lalesi : (isim, bitki bilimi) Taşkırangillerden, turuncu ve sarı çiçekler açan, yıllık ve çok yıllık türleri olan, saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi; güneştopu (Eschecholtzia californica).

Acem pilavı : (isim) İçine safran ve zencefil eklenerek yapılan, İran usulü bir pilav türü.

"Çam fıstıklarına doyunca artanı annemize veriyor, Acem pilavı ya da helva yaparsınız diye tembih ediyorduk…" - Reha Oğuz Türkkan

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ˁcm kökünden gelen ˁacam عَجَم “Arapça bilmez, barbar, özellikle İranlı” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ˁacuma عَجُمَ “dilsiz idi, dil bilmez idi, Arapçası kıt idi” fiilinin faˁal veznidir.

Ek açıklama : Karş. İbranice/Aramice-Süryanice ˁagam “bağlı veya özürlü olma, bükülme, impediment” (Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. 1041).
Arapçada ˁacam sözcüğü ile mübalağası aˁcam eş anlamlıdır.
Klasik Türk müziğinde bir perde adıdır.

Benzer sözcükler : acemaşiran, acemborusu, acembuselik, acemi, acemi çaylak, acemilik, acemioğlanı, acemkürdi


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

aˁcem “İranlı” [Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250? yılından önce]
biligligni ögdi aˁcam ham ˁarab [bilgiliyi övdü hem Acem hem Arap]

acemî “İranlı” [anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., 1300]
Arabīce sözledi ˁacamī [İranlı Arapça konuştu]

acemî “... tecrübesiz, toy” [Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan terc., 1429]
bir pādişāh bir ˁacemī oğlan-ıla gemiye girdi

acemî [Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁacemī: Barbarus vir. Usit. tyro, inexpertus, imperitus, rudis.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: ​görsel, internetten alıntıdır.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-