Çeyiz : (isim, Arapça) Gelin olacak kız için hazırlanan her türlü eşya; dürü, çeyiz çemen, cihaz.
"Noksansız bir çeyiz ve düğünle iyi bir eve verilen Zeynep..." - Tarık Buğra
* * * * *
Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :
Çeyiz asmak : Çeyiz sermek.
Çeyiz düzmek : Çeyiz hazırlamak.
"Kazandığını bir yana atar, kendine çeyiz düzer." - Mahmut Yesari
Çeyiz sermek : Gelinin getirdiği çeyizleri herkesin görmesi için yaymak, teşhir etmek, çeyiz asmak.
* * * * *
Birleşik Kelime olarak kullanımı :
Çeyiz alayı : (isim) Gelinin çeyizini damadın evine taşıyan alay.
"Pazartesi çeyiz alayı, salı günü gelin hamamı, çarşamba günü kına gecesi, perşembe günü yüz yazısı, cuma günü paça..." - Musahipzade Celâl
Çeyiz çemen : (isim) ► Çeyiz.
"Babaannesi gelip de hastanede bulduğunda onu, hiç de şaşmış görünmüyordu. Çeyiz çemen... Hepsi boştu bunların." - Ayla Kutlu
* * * * *
Kelime Kökeni :
Arapça √chz kökünden gelen cahāz جَهَاز “1. donanım, 2. nikâhta kız tarafınca verilen hediyeler” sözcüğünden alıntıdır.
Ek açıklama : Karş. Farsça cahīz جهیز, cahīziyya(t) جهیزیه (aynı anlamda). Arapça aynı kelimeden alıntı olan Farsça sözcüğün Türkçe kelime ile benzerliği, kelimenin Farsçadan Türkçeye veya Türkçeden Farsçaya geçtiğini, ya da ortak kültürel haznede hem anlam hem telaffuz açısından başkalaştığını gösterir. Kelime Arapça sözlüklerde bu anlamda görülmez.
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ḳız boya degdi bu kez eyle çehīz / elin alup erine ıṣmarla tīz
[Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan terc., 1429]
çok māl ve niˁmet ve cihāz-ıla kimse anı almağa rağbet itmezdi
[Meninski, Thesaurus, 1680]
cehāz, cihāz vul. çihāz: Paraphernalia.
cehiz [Hindoğlu, Dictionnaire Français-Turc, 1831]
céhiz, céhéz جهیز: dot [Fr. çeyiz, başlık parası]
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, pinterest' ten alıntıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-