İcazet : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) ► İzin.
2. (isim, eskimiş) ► Onay.
3. (isim, eskimiş) ► Diploma.
* * * * *
Birleşik Fiil veya Kalıp Söz olarak kullanımı :
İcazet almak : 1. İzin, onay almak.
"Bir çift ayakkabı almak için dahi ondan icazet almak zorunda kalıyorum." - Ayşe Kulin
2. Diploma almak.
İcazet vermek : İzin, onay vermek.
"... mutlaka kamçısını kaldırır, bir an havada tutar ve nihayet hayvanların ne başlarına ne sırtlarına değdirmeden bu gezinmenin icazetini verir." - Abdülhak Şinasi Hisar
* * * * *
Birleşik Kelime olarak kullanımı :
İcazetname : (Arapça icāzet + Farsça nāme)
1. (isim, eskimiş) Herhangi bir konuda verilen izin belgesi.
2. (isim, eskimiş) Yapılan herhangi bir iş için verilen onay belgesi.
3. (isim, eskimiş) ► Diploma.
* * * * *
Kelime Kökeni :
Arapça √cwz kökünden gelen icāza(t) إجازة “geçit verme, yol verme, izin” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça cāza جَازَ “geçti” fiilinin ifˁāla(t) vezninde IV. masdarıdır.
(Aynı kökten gelen kelimeler; cevaz, caiz, icazet, mecaz, tecavüz (mütecaviz), tecviz)
Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :
[Yunus Emre, Bütün Şiirleri, 1320 yılından önce]
icāzet yok-durur ayrıksı meyle
[Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
dilerven icāzat ola ben kula / ki varmagiçün Çin'e girem yola
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
Kelime, Sayın Recep Altun önerisiyle yayına alınmıştır. Katkıları için teşekkür ederim.
not: görsel, internetten alıntıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-